Bugün - Tuesday, August 9, 2022
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulasin
www.musikidergisi.com Logo
-
İstanbul 27°°C
Yazar Detayları

M. Hakan Cevher

M. Hakan Cevher - Şâir, Yazar, Eğitimci, Besteci ve Politikacı: Rüştü Şardağ

Şâir, Yazar, Eğitimci, Besteci ve Politikacı: Rüştü Şardağ
Yazı Tarihi: Monday, November 9, 2015

Şâir, Yazar, Eğitimci, Besteci Ve Politikacı: Rüştü Şardağ[1]… M. Hakan Cevher[2]

"Atatürk’üm, de bize: “Bu ne ikiyüzlülük?

10 Kasım’da saygılı; 11 Kasım’da küçük..." Rüştü Şardağ

Ailesi

Mehmet Rüştü Şardağ, 1916 (1331) yılında, babası Mehmet Âtıf Beyin görevli olarak bulunduğu, Halep şehrinde dünyaya geldi. Babası, I. Dünya Savaşı nedeniyle Alay Kâtibi ve Emîni olarak Romanya cephesine gönderildiği için; annesi Kilis’li Melek Hanım, iki ablası, bir ağabeyi ile beraber, Rüştü Bey bir yaşındayken, İstanbul’a dönmek zorunda kalarak, Beylerbeyi’ne yerleştiler. Daha sonra, babası da İstanbul’a gelmiş ve orada emekli olmuştur.

2 Ocak 1935’de yürürlüğe giren “Soyadı Kanunu” ile, babasının doğduğu Şardağı’ndan ilhâm ile “Şardağ” soyadını aldılar.

Eğitim-Öğrenim Yılları

Mehmet Âtıf Bey, Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde, Şardağı eteklerinde doğdu. Mevlevî Şeyhi olan dedesinden Arapça ve Farsça öğrendi. Aldığı eğitimi oğluna aktararak, henüz beş buçuk yaşında iken, Kur’an’ı hatmettirdi. Daha sonra, Beyleberbeyi ve Burhaniye Camii imamlarından Kur’an hıfzettirmiş, bizzat kendisi, Arapça ve Farsça’nın temellerini öğretmiştir. Beylerbeyi Numûne ve Altûnîzâde ilkokullarında okuduktan sonra, Üsküdar Ortaokulu’nu bitirdi. 1932 yılında İstanbul Muallim Mektebi’ne girdi. Yaz tatillerinde, bir ermeni hocadan özel Fransızca dersleri aldı. Babasının vefatından sonra düştükleri ekonomik sıkıntı nedeniyle önce Trabzon Muallim Mektebine sonra da Balıkesir Öğretmen Okulu’na devam etti ve oradan 1936 yılında mezun oldu. Aynı yıl başladığı, Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Edebiyât Bölümü’nü 1939’da bitirdi. 1940 yılında vatani görevini yapmak üzere askere alındı. Kırkağaç’da 16. Tümen, 64. Alay’da Levazım Teğmen olarak askerliğini tamamladı.1960’da, Ankara Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü’nde “İdarecilik” mastırı yaptı. Ankara Devlet Konservatuvarı’nda Dr. Tahsin Banguoğlu ile Deneysel Fonetik profesörü Kuhunbuh’un yanında asistanlık yaptı. Bu arada, Hukuk ve Felsefe bölümlerine devam etti ancak tamamlayamadı.

Evliliği

Fotoğraflar için bkz: http://www.musikidergisi.com/fotograf-28-   

 

1944’de, 1924 doğumlu İzmir’li Emine Rezzan Kutluk ile evlendi. Bu evliliğinden; Melek Sabah[3], Sema[4] ve Gülfer[5] isimli üç kızı oldu.

Yazarlığı

18 yaşındayken, Abdülhak Hamit’in sekseninci yaş günü vesîlesiyle yazdığı şiiri, Cumhuriyet Gazetesi’nin birinci sahifesinde yayınlandı. Dîvân şiirine merak salarak, babası ile Hayyam’dan çeviri denemeleri yaptı. Varlık, Yeni Adam, Ülkü, Yığın, Hisar,  Türk Mûsikîsi dergilerinde çalışmaları yayınlandı.  Cumhuriyet Gazetesi’nde, “Edebiyât Bahisleri” ve “Günün Konuları” isimli köşe yazıları yazdı, Vakit Gazetesi’nde hikâyeleri yayınlandı. Ulus, Milliyet, Yeni Sabah, Tan, Yeni Asır, Güneş ve Vatan gazetelerinde deneme ve eleştiri yazıları yazdı. 1944’den itibaren bir süre Ülkü Dergisi’ni yönetti. Farsça’dan çeviriler yaparak yayınladı ve üç kez İran Spâs nişanını aldı. 1944’de, Türk Ansiklopedisi’nde müşavirlik ve madde yazarlığı yaparak, “B” harfinin tiyatro dışında kalan bütün Fransız edebiyâtı maddelerini yazdı. 1981 yılında Atayol dergisini yayınlamaya başladı. Aralık 1989’dan itibaren Milliyet Gazetesi’nde yazarlık yapmaya başladı. İran’da yapılan “Uluslararası Hafız Kongresi”nin başkanlığını yaptı. Hayyam Rubaileri çevirisi, Milli Eğitim Bakanlığı Klasikler Dizisi’nde yayınlanmak üzere gönderilen 19 eser içerisinden en iyisi olarak değerlendirildi ve basıldı. İran edebiyâtından yaptığı çeviriler nedeniyle kendisine, “Büyük Kültür Madalyası” verildi. Çoğu İran edebiyâtı ve İslâmiyet üzerine yazılmış 22 basılı kitabı vardır.

Kitapları

  1. Edebiyâtımızda Vatan Duygusu; 1940.
  2. Allah’a Giden Yollarda (Klasik Şiirimiz cilt: 1); Radyo Gazetesi Matbaası, İzmir, 1959.
  3. Ömer Hayyam’ın Rubaileri; Ege Üniversitesi Matbaası, İzmir, 1960, 1961.
  4. Aşknâme (Ünlü Tercî-i Bend) Başlangıçtan Günümüze Kadar İran Edebiyâtı Hakkında Bir İnceleme; Ege Üniversitesi Matbaası, İzmir, 1962.
  5. Hazret-i Ali’nin Ölmeyen Özdeyişleri; Diyanet İşleri Başkanlığı Yayını, 1963.
  6. Perişan Baba Tâher ve Çift Beyitler; İzmir, 1966.
  7. Şiraz’lı Hâfız’dan III Gazeller; Hepileri Matbaası, İzmir, 1970.
  8. Rubailer Hayyam; Milliyet Yayınları Dünya Klasikleri Dizisi, 1973.
  9. Mevlânâ Tek Ciltte Mesnevi; Başkent Yayınevi, Ankara, 1973.
  10. Allah Diyorki; Karınca Matbaacılık, 1976.
  11. Klasik Divan Şiirimiz; Bilim ve Kültür Eserleri Dizisi, İnkılap ve Aka, 1976.
  12. Fars Bahçelerinden Altın Sözler (Hz. Ali, Mevlânâ Celaleddîn Rûmî, Şirazlı Şeyh Sâdî ve Mohammed Hecâzî’den Özdeyişler; Karınca Yayınları, 1977.
  13. Buhurî Zâde Mustafa Itrî; Çanakkale Seramik Fabrikaları AŞ Yayını, İstanbul.
  14. Şair Sultanlar; Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 1982.
  15. Bütün Yönleriyle Hayyam Rubâîleri; Özgür Yayın Dağıtım, İstanbul, 1985, 1997, 1999.
  16. Her Yönü ile Hacı Bektâş-ı Veli ve En Yeni Eseri Şerh-i Besmele; Özgür Yayınları, Karınca Matbaacılık, İzmir, 1985.
  17. İslâm’da Sosyal Adalet; Karınca Matbaacılık, İzmir, 1986.
  18. Mustafa Itrî Efendi; Türk Büyükleri 147, Kültür Bakanlığı/1110, Ankara, 1989, 1992.
  19. Şark İslâm Klasikleri Rubailer (Seçmeler) Hayyam, Milli Eğitim Bakanlığı Yayını, İstanbul, 1990.
  20. Besmele Tefsîri, (Tefsîr-i Besmele) Hacı Bektâş-ı Veli, Kültür Bakanlğı Başvuru Kitapları,  Ankara, 1993.
  21. Mevlânâ Ulu Sesi, İzmir, 1993.
  22. Çocuklar Güzel Çocuklar, Karınca Matbaacılık, İzmir.

Eğitimciliği

Ankara’da; 4. Ortaokul’da Türkçe, Mûsikî Muallim Mektebi, Devlet Konservatuvarı ve Maarif Koleji’nde Edebiyât derslerini verdi. 1948’de, Milli Eğitim Bakanlığı’nda “Tercüme Kurulu Üyeliği” yaptı. İzmir Özel Türk Koleji ve Özel Çamlaraltı Lisesi edebiyât öğretmenliği görevinde bulundu. Ege Üniversitesi Gazetecilik Yüksek Okulu, Devlet Türk Müziği Konservatuvarı ve Manisa Gençlik ve Spor Akademisi’nde öğretim görevlisi olarak dersler verdi.

Mûsikî Yönü

Rüştü Bey, mûsikî ile ilk diyaloğunu, henüz 13 yaşındayken Bağlarbaşı’nda, Teneffüs sokağındaki evlerinde, büyük ablası Lütfiye Hanım’ın ud ve küçük ablası Münevver Hanım’ın keman çaldığı toplantılarda kurdu. Bu toplantılara katılan, Kadıköy’lü Tanbûrî Fuat Bey, Üsküdar’lı Kemânî Ziya Bey ve Lem’i Atlı’dan istifâde etti. Bu arada “Üsküdar Mûsikî Derneği”nin çalışmalarına katıldı.

1950’de sözlerini kendisinin yazdığı ilk bestesini yaptı:

 Râst, Curcuna

Bahçende safâ hükmediyorken solayım,

Gösterme yüzün, verme sözün mahvolayım.

Rûhumda azap olmayacaksan, n’olayım?

Gösterme yüzün, verme sözün, mahvolayım.

Aynı yıl, İzmir Radyosu’nun kuruluşu için büyük çaba harcadı ve bütün kadroyu oluşturup müdürlüğünü yaptı ve 1952’de Basın Yayın Genel Müdürlüğü’ne devretti. “İzmir Sanatçılar Derneği Başkanlığı”nı 18 yıl yürüttü. 1985’de kurulan Kültür ve Turizm Bakanlığı İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu’nun kuruluşunda önemli katkılarda bulunarak, Sanat Danışmanlığı yaptı. 5 Şubat 1988’de, Başbakan Turgut Özal tarafından, Türk Sanat Müziği’ne hizmeti nedeniyle takdîr plaketi verildi. TRT 1 ve TRT 2’de çok sayıda programda konuşmacı olarak yer aldı ve programlar yaptı. Güneri Tecer, Sezen Aksu, Sevim Tuna, Gönül Yazar gibi pek çok ünlü sanatçının hocası oldu. TRT Radyo sanatçılarına mûsikî edebiyâtı dersleri verdi. Şarkıları, beste yarışmalarından ödüller aldı. 62 şarkının bestesi ona aittir.

Besteleri

[İlk dize (alfabetik), makâm, usûl, güfte yazarı]

  1. “Ağlasam sesimi duyar mısınız mısralarımda”, Nihâvend, Nîm Sofyân-Semâî, Orhan Veli Kanık.
  2. “Al kalbimi eline düşür aşkın seline”, Hicâz, Nîm Sofyân, Rüştü Şardağ.
  3. “Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde”, Hicâz, Düyek, Ümit Yaşar Oğuzcan.
  4. “Arama dünyada vefâ be gözüm”, Hicâz, Şarkı, Düyek, ?.
  5. Bahçende safâ hükmediyorken solayım”, Rast, Curcuna, Rüştü Şardağ.
  6. “Ben isterim ey sevgili senden seni (Tenden teni)”, Mâhûr, Yürük Semâî, Osman Güngör Feyzoğlu.
  7. “Benim halim n’olacak iki aşk arasında”, Hüzzâm, Düyek, Rüştü Şardağ.
  8. “Bırak cefânı işveni göster”, Hicâz, Düyek, ?.
  9. “Bilmem ki a sevdiğim sen mi gurup mu güzel?”, Sûzinâk, Sofyân, Ümit Utku.
  10. “Bir acem bahçesi bir seccâde”, Isfahân, Türk Aksağı, Ahmet Haşim Bey.
  11. “Bir derde bin eklenir akşam saatlerinde”, Bayâtî, Semâi, Rüştü Şardağ.
  12. “Bir düş mü yalan mıydı masal mıydı o kız?”, Hicâz, Yürük Semâî, Rüştü Şardağ.
  13. “Bir siyah çevredir gözlerin hâresi”, Râst, Yürük Semâî,?.
  14. “Bir şifâ sunmada zehrin kanayan her günüme”, Uşşâk, Düyek, Rüştü Şardağ.
  15. “Bitsin artık şu feryâdım”, Hüzzâm, Semâî,?.
  16. “Bu kadar yürekten çağırma beni”, Râst, Nîm Sofyân, Ümit Yaşar Oğuzcan.
  17. “Bu yaz Bebek’de gördüm bir yüzü ay güzel”, Muhayyer, Curcuna, Rüştü Şardağ.
  18. “Çok mu gördün güzelim vuslatı mahzun kuluna?”, Bûselik, Devr-i Hindî, Rüştü Şardağ.
  19. “Dilde neşât var efendim çekerim cevrine hasret”, Bestenigâr, Devr-i Hindî, Rüştü Şardağ.
  20. “Dinlerdim telaşlı kanunlardan sarışın Türkçe’yi”, Hicâz, Düyek, Atilla İlhan.
  21. “Dostum âlem senin çün ger olup düşman bana”, Râst, Aksâk Semâî, Fuzûlî.
  22. “Dünyamı unuttur bana âlâmı harâm et”, Uşşâk, Düyek, ?.
  23. “Geceler korkutuyor uyut beni a kuzum”, Sûzinâk, Aksâk, ?.
  24. “Gel unutma sözlerini”, Râst, Türk Aksağı, ?.
  25. “Geldik yine bir araya”, Tâhîr Bûselik, Düyek, Fuat Edip Baksı.
  26. “Gönlümde yaşayan sen”, Nihâvend, Nîm Sofyân, Ümit Utku.
  27. “Gönlüme râm ol bir gece çün hayli yetimim”, Uşşâk, Düyek, Rüştü Şardağ.
  28. “Gönlün benden alırmışsın”, Nihâvend, Çifte Sofyân, Rüştü Şardağ.
  29. “Gönül sana o kumralı tutamazsın demedim mi?”, Hüzzâm, Düyek, Fuat Edip Baksı.
  30. “Görmemişken tanıdım aşkını duydum bilmeden”, Râst, Devr-i Hindî, Rüştü Şardağ.
  31. “Göster vefânı yârine mûtad hilâfına”, Segâh, Düyek, Rüştü Şardağ.
  32. “Güzellik damla damla birikmiş de sen olmuş”, Bayâtî, Düyek, Osman Güngör Feyzoğlu.
  33. “Hasretinden dîl-hûnum ben”, Râst, Curcuna, Rüştü Şardağ.
  34. Islak, daha ıslak öp beni”, Râst, Nîm Sofyân, Ümit Yaşar Oğuzcan.
  35. “Işıkları söndür Suna vapurları duyacağız”, Hicâz, Sofyân, Atilla İlhan.
  36. “İncit beni bir gün mamûr olayım”, Bayâtî, Yürük Semâî, Rüştü Şardağ.
  37. “İntizârın bana bildirmedi bir dem rahatı”, Râst, Yürük Semâî-Düyek, Rüştü Şardağ.
  38. “Kahrolma bu gamhânede”, Hüseynî, Düyek, Rüştü Şardağ.
  39. “Kıbrıs rüzgarı getir getir kardeş haberin”, Hicâz, Curcuna, Rüştü Şardağ.
  40. “Kordonboyunu başıma yıktı gitti İzmir’li kız”, Muhayyer, Sofyân, Uğur Gür.
  41. “Kuşdili’nde bir gece ay denize inince”, Râst, Düyek, Mustafa Sevilen.
  42. “Ne dünkü hâtıra kalmış ne gözlerin duruyor”, Bayâtî, Düyek, Rüştü Şardağ.
  43. “Nedir bu dünyanın hâli gölgeli bir dal kalmamış”, Hicâzkâr, Semâî, Fuat Edip Baksı.
  44. “O yeşil gizli bakış lahzada çıldırttı beni”, Muhayyer, Aksâk, Rüştü Şardağ.
  45. “Pervâne gibi şûlene kurbân nerede nerede?, Bayâtî, Yürük Semâî, Fuat Edip Baksı.
  46. “Sana bin cân ile ardınca hayâtım verdim”, Bayâtî, Sengîn Semâî, Rüştü Şardağ.
  47. “Sana nasıl susamışım anlatamam hasretimi”, Segâh, Semâî, Rüştü Şardağ.
  48. “Senden kesmedim henüz ümidimi büsbütün”, Râst, Müsemmen, Fuat Edip Baksı.
  49. “Seninle geçen zaman ne âlemdi ne âlem”, Nihâvend, Semâî, Rüştü Şardağ.
  50. “Sevdi gönlüm daha ilk gün o hayâl esmerini”, Hicâz, Aksâk, Fuat Edip Baksı.
  51. “Sevgiden neşeden düşmüşüz ayrı”, Hicâz, Semâî, Şahap Gürsel.
  52. “Sonbaharın bizi daldırdığı rüyâ geçici”, Bayâtî, Aksâk, Mehmet Çınarlı.
  53. “Şimdi dönüp baksan da geçti o günler”, Muhayyer, Düyek, Rüştü Şardağ.
  54. “Şimdi sen söyle nerde ne haldesin”, Sabâ Zemzeme, Düyek, ?.
  55. “Tahrirli elâ gölgeli bal gözlere yandım”, Râst, Yürük Semâî, ?.
  56.  “Uzun yıllar ötesinden hatırını sorayım mı?”, Hüzzâm, Fuat Edip Baksı.
  57.  “Üç başka yeşil çağladan almış özünü”, Kürdîlihicâzkâr, Aksâk, ?.
  58. “Yaklaşıyor artık kışım saçlar ağarıyor tel tel”, Muhayyerkürdî, Nîm Sofyân, ?.
  59. “Yansıttığı dünya o yeşil gözlerinin”, Râst, Yürük Semâî, Fuat Bayramoğlu.
  60. “Yeşil pencerenden bir gül at bana (Serenat)”, Hüzzâm, Düyek, Ahmet Muhip Dranas.
  61. “Yetmez mi intizârım biraz cemâlin göreyim”, Uşşâk, Aksâk Semâî, Rüştü Şardağ.
  62. “Yıllar seni soldursa da gönlümde yerin var”, Uşşâk, Yürük Semâî, Rüştü Şardağ.

Şiir sanatına olan ilgisi hayatının her döneminde aynı heyecanla devam etti. Şarkı sözleri yazdı. Şu şiiri çok dikkat çekicidir:

Atatürk’üm, de bize…

Atatürk’üm, de bize: “Bu ne ikiyüzlülük?”

10 Kasım’da saygılı; 11 Kasım’da küçük.

 

Adına, eserine bağlı gibi gözüküp

Nicelerinin sırtı, aslında sana dönük,                  

Hani kardeşliğimiz; kalmışız, bölük pörçük.

10 Kasım’da saygılı; 11 Kasım’da küçük.

 

Nurcu, yobaz, komünist; hepsi nefes nefese,

O kör baltalariyle vuruyorlar temele.

“Demokrasi” diyerek kıyılır devrimlere.

Bir de 10 Kasım’larda adını anmak, yok mu?

En acısı, gülüncü, işte Ata’m, bu sahne.

 

Atatürk’üm, de bize: “Bu ne ikiyüzlülük?”

10 Kasım’da saygılı; 11 Kasım’da küçük.

 

Vatan denen kavramı, bilince vardıran, sen!

Gerçek dini yobazın elinden ayıran, sen!

Namuslu zengin ile üretici halkımı

Vatan denen teknede yoğuran, kardıran sen!

 

Hani kardeşliğimiz; kalmışız bölük pörçük.

10 Kasım’da saygılı; 11 Kasım’da küçük.

 

On bin yıl öncesinin Göktürk Kağanı gibi

Bıraktın genç kuşağa, o kutsal emaneti.

Her alçakça davranış boğulmaya mahkûmken

Cehennem olsun niçin, Türkiye’nin Cennet’i?

 

Atatürk’üm, de bize: “Bu ne ikiyüzlülük?”

10 Kasım’da saygılı; 11 Kasım’da küçük.

 

Bestelenmiş Güfteleri

  1. “Aşk bu değil yapma güzel”, Avni Anıl, Nihâvend, Curcuna.
  2. “Baharda lâle-misal bir kadeh al gel”, İsmail Baha Sürelsan, Şevkefzâ, Curcuna.
  3. “Bana ihmal bana isyan beni giryân et”, İsmail Baha Sürelsan, Bûselik, Aksâk.
  4. “Benzemez kimse sana tavrına hayran olayım”, Fehmi Tokay, Bayâtî, Aksâk.
  5. “Çıkıver vadiye bir akşamüstü”, Alaeddin Yavaşça, Acemaşîrân, Düyek.
  6. “En güzel demde gönül bir şeye yanmış gibisin”, Sadi Işılay, Uşşak, Aksâk.
  7. “Dallar çiçek çiçek güller tomurcuk”, Alaeddin Yavaşça, Hicâz, Düyek.
  8. “Gel ey bülbül tutuşmuş canlarız biz”, Yasin Garra Gülen, Hüzzâm, Curcuna.
  9. “Gönlüm niye boşsun yine dol”, Yılmaz Yüksel, Uşşâk, Sofyân.
  10. “Kahrın bize kaldı işven ellere”, Hüseyin Coşkuner, Muhayyer, Düyek.
  11. “Kim ne derse desin sana”, Alaeddin Yavaşça, Nihâvend, Nîm Sofyân-Yürük Semâî.
  12. “Kim ne derse desin sana”, Alaeddin Yavaşça, Uşşâk, Müsemmen.
  13. “Manada güzel, ruhta güzel, tende güzelsin”, Sadi Işılay, Hüzzâm, Aksâk.
  14. “Nur salkımısın gül ki bahar bahtıma yansın”, Cevdet Çağla, Kürdîlihicâzkâr, Aksâk.
  15. “Rüya gibi uçan yıllar”, Avni Anıl, Hicâz, Curcuna.
  16. “Rüya gibi uçan yıllar”, Rıdvan Lâle, Uşşak, Düyek.
  17. “Sakın unuttum deme unutmuyor gözlerin”, Necdet Tokatlıoğlu, Râst, Düyek.
  18. “Serpil yağmur gibi düş bir akşam camlarıma”, Cevdet Çağla, Hicâzkâr, Düyek.
  19. “Sevemem akşamı artık dudağın yok güzelim”, Bekir Sıtkı Sezgin, Şedarabân, Aksâk.
  20. “Sevil sevil de atıl oldu mu ya”, Avni Anıl, Kürdîlihicâzkâr, Düyek.
  21.  “Şimdi hatırda mıdır âşık-ı nâlân acaba?”, Cevdet Çağla, Kürdîlihicâzkâr, Ağır Aksâk.
  22. “Unutulmaz adınla dudakta kal sevgilim”, Selahattin Erköse, Muhayyerkürdî, Düyek.
  23. “Va’d et bana artık bu benim son çilem”, Sadi Işılay, Eviç, Aksâk.
  24. “Mevlânâ Ulu Sesi”, Teoman Önaldı. (1993 yılında İstanbul Festivali’ne alındı)

Siyâset Yılları

Ankara’dan İzmir’e yerleşmeleriyle birlikte, 1950 yılında, “Belediye Yazı İşleri Müdürlüğü” görevine başladı. “Cumhuriyet Halk Partisi Propaganda Kolu Başkanlığı” görevi ile siyâsete girdi. “İzmir Belediyesi Teftiş Heyeti Başkanlığı”na getirildi. “Belediye Reis Muavini” oldu ve bu görevde iken 1967 yılında emekli oldu. 1968’de CHP’den “Belediye Meclis Üyesi” olarak görev yaptı. 1983’de, Halkçı Parti’den “İzmir milletvekili” seçildi. Üç ay sonra istifa edip, Bağımsız milletvekili olarak mecliste çalışmalarını sürdürdü. 1987’de Doğru Yol Partisi’nden milletvekili adayı olsa da, parti değiştirenlere getirilen yasak gereği seçime giremedi. Siyâsî yaşamını, bir İran atasözü olan“Küfr kon siyâset nekon” (Kâfir olun siyâsetle uğraşmayın) diyerek özetledi.

Vefâtı

Hastalığının yanı sıra, torunu Dost’un zamansız ölümünden büyük üzüntü duyan Şardağ, 27 Kasım 1994’de ebediyete intikal etti ve Narlıdere Mezarlığı’nda eşinin yanına defnedildi.

Vefâtından sonra, Kemal Baysak’ın Belediye Başkanlığı döneminde, Bahriye Üçok Meydanı’nı Gün Sazak Bulvarı’na dik olarak kesen caddeye Rüştü Şardağ adı verildi.

Sanat, edebiyât, eğitim ve siyâset ile, her anı dopdolu geçen acı-tatlı 78 yıllık yaşamı boyunca yapmış olduğu üstün çalışmalar iftiharla anılacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 



[1] Bu yazı, Rüştü Şardağ’ın büyük kızı Sabah Hanım ile yapılan röportaj ışığında hazırlanmıştır. Tarihi bilgiler; Cumhuriyet, Milliyet, Yeni Asır, Güneş, Vatan Gazetelerinden, besteleri ise TRT repertuvarından alınmıştır.

[2] Ege Üniversitesi, Devlet Türk Mûsikîsi Konservatuvarı Temel Bilimler Bölümü Başkanı.

[3] 1946 Ankara doğumlu Melek Sabah Şardağ, Gazi Üniversitesi Resim Bölümü’nü bitirdikten sonra London Art School’dan “Çocuk Resimleri Sertifikası” aldı. İzmir Özel Türk Koleji’nde ve Karataş Lisesi’nde resim ve sanat tarihi öğretmenliği, 1977’de Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda öğretim görevliliği yaptı. Timuçin Savaş, Fikri Sağlar, Ercan Karakaş ve İsmail Cem’in Kültür Bakanlıkları döneminde bakan danışmanlığı görevinde bulundu. İzmir’deki “Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı”nın kurucusu olup şu anda başkanlığını sürdürmektedir. Kızı Ayşe Ergen, dedesinin teşvîki ile müzik eğitimi aldı. Rüştü Bey, ne yazık ki, şu anda Dokuz Eylül Üniversitesi Senfoni Orkestrası keman sanatçısı olarak görev yapmakta olan torununun konserlerini izleyemeden hayata gözlerini kapadı.

[4] Sema Şardağ, üç aylık iken vefât etti.

[5] 1952 İzmir doğumlu Gülfer Keskin, Özel Çamlaraltı Lisesi’nden sonra, İzmir Ticaret Yüksek Okulu Pazarlama Bölümü’nü bitirdi. İş Bankası’nda çalıştı. Ayça, Can ve Cana isminde üç çocuğu oldu. Cana  Keskin Akdeniz Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü mezunudur.

 

 

 

 

 

 
 
İletişim E-Posta: hakan.cevher11@gmail.com - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

1000 el, 1 sanat…
Bizde, Koro Disiplini...
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nda...
Şâir, Yazar, Eğitimci, Besteci ve Politikacı: Rüştü Şardağ
Fahriye Hanım ve Zeki Bey...
Sanata üniforma giydirilemez...
Geleneğin farkına varmak…
Bravo çocuklarımıza...
Armut yemekten korkmayın, elmanın tadını unuturum endişesiyle...
Çalgı bir ömür...
Diğer Yazarlar

Türk Musikisi’nde enstrümantal icra ve virtüözlük...
Corona günlerinin verimi: “Müzik Eğitiminde Çok Bileşenli Pedagojik Yaklaşımlar ve Öğretme-Öğrenme Yaklaşımları”
Kadersiz Türküler -2 - : "Erkilet günaydı(n)"...
Kitabu İlmi'l-Musiki Alâ Vechi’l-Hurûfât'ın müellifi kimdir? -16-
Meslek eğitimi ve çalgı yapım bölümlerinde öğretim planları -1-
Fazıl Say'ın Feyzi Erçin'e desteği…
Oktay Dalaysel - Büyük bir insanı daha yitirdik...
Nida Tüfekçi’nin Öğrencisi Olmak!..
O yönetmen ve “filmi“...
Koro sendromu…
Yazılarınızı bekliyoruz... Musiki Dergisi
Orkestra müziğin fabrikasıdır...
Üzeyir Hacıbeyli'nin 130. doğum yıldönümü anısına...
1000 el, 1 sanat…
Neveser Kökdeş olayı…
Meragi niçin 24 şube dedi? Hurufilikten etkilendi mi?..
Çevrimiçi Türk Halk Musikisi Videoları: "Konma Bülbül Konma Nergis Daline"
Günün Sözü
Güzel sanatlarda en önde ve en çabuk yapılması gereken Türk müziğinin geliştirilmesidir...
(Mustafa Kemal Atatürk)
Yazarlar 
Röportajlar
Hasan Saltık ile müzik endüstrisi üzerine bir söyleşi… Süleyman Fidan[1]
Süleyman FİDAN: Efendim, Neşet Ertaş’la başlayalım. Neşet Ertaş’ın kaç eseri sizde? Sayı alabilir miyim? Hasan SALTIK: On yedi tane ser...
»
»
»
Tarihte Bugün
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritasi
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynagi
Hakkimizda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm haklari sakli tutulmaktadir.
Bu sitede yayinlanan tüm resim, materyal ve içerigin telif haklari tarafimizca sakli olup izinsiz alinip kullanilamaz.
0.33ms