Bugün - 14 Aralık 2018 Cuma
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.musikidergisi.com Logo
-
İstanbul 28°C
Yazar Detayları

Ayhan Sarı

Ayhan Sarı - Bravo Sayın Başkan…

Bravo Sayın Başkan…
Yazı Tarihi: 28 Nisan 2016 Perşembe

"Folkkolog"ların köçekleri(*) yasaklandı… Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş 12-15 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Bakırköy Botanik Park'ta gerçekleştirilecek olan  '9. Kastamonu Günleri' tanıtım toplantısında köçek oynatmayı yasakladıklarını açıkladı…

Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş, 12-15 Mayıs 2016 tarihleri arasında İstanbul Bakırköy Botanik Park'ta gerçekleştirilecek olan  '9. Kastamonu Günleri' tanıtım toplantısında köçek geleneği ile ilgili yerel sıkıntılardan kaynaklanan söylemlerini şöyle dile getirdi:

"Kastamonu'nun hiçbir yerinde, düğün salonları da dahil köçek oyunu görmek istemiyorum ve yasaklıyorum. Köçek oynatırken görürsek düğün sahibine de köçek oynayana da idari ceza uygulayacağız. Bizim Kastamonu kültüründe köçek oynatılması diye bir şey yok. Kim uyduruyorsa bunları yanlış yapıyor. Ben köçek oynatılmasını kesinlikle istemiyorum. Adam gibi davul-zurna çaldıracaklarsa çaldırsınlar. Davul-zurnaya dediğimiz bir şey yok ama köçek oynatılmasına tamamen karşıyım. Kültürümüze ait olmayan bir şeyi ne yapıyoruz ne de yaptırıyoruz bundan sonra. Bizim kültürümüzde ne varsa biz bunu yapmakla mükellefiz."

Çalgı ile danseden erkeklere köçek denmiştir. Deli İbrahim" olarak bilinen I. İbrahim döneminde (1640-48) görülmeye başlanırlar. Köçekler Osmanlı saray eğlencelerindeki en parlak dönemlerini bu dönemde yaşamışlardır. Osmanlı toplumsal hayatında köçek oynatmak bazı zevk ve sefahat erbabı’nın başlıca seyirlerinden biri haline gelmişti. Anadolu'da yer yer gezen "ayaklı meyhaneler" köçeklerin  yayılmasında etken olmuştur.

Balıkhane Nazırı Ali Rıza Bey (1842-1928) köçek mevzuunu anlatır ve şöyle der:

"… Raks bizde pek eskidir. Köçekler ve Tavşan Oğlanlar tabir edilen rakkasların köçek raksları eskiden serbest olduğundan ve şimdiki gibi İstanbul'da balolar, tiyatrolar ve suvareler gibi eğlenceler olmadığından bütün yaz Silahtarağa ve Karaağaç mesirelerinde her gece sabahlara kadar köçek oynatma eğlenceleri olur ve resmi ziyafetlerde, bayramlarda Hünkar ve Sultan Saraylarında, padişahların ziyafet ve düğünlerinde, sair cemiyetlerde ve kış gecelerinde, helva sohbetleri ziyafetlerinde köçekler raksederlerdi. Raks esnasında kadife üstüne sırma işlemeli mintan ve sırma saçaklı canfes eteklik giyerler, bellerine sırma kemer takarlar, başları açık ve saçları uzundur. Parmaklarında perçemden yapılmış zil bulunur. Tavşan oğlanları da siyah çuhadan topuklarına kadar uzun şalvar ve sırtlarına yine çuhadan dar camedan giyer, bellerine şal sarar ve başlarına da ufak fesler giyerlerdi. Raks ederken sazın usulüne uyarak zir vurmak ve ayak atmak şart olduğundan rakkaslar uzun müddet meşkhanelerde ders görürlerdi.  Eskiden İslam, isevi ve musevi, kıpti gibi muhtelif millet ve mezhepten rakkaslar bulunurdu. Sonraları yalnız Rumlara inhisar etti. 1856 tarihinde meşhur İstefanaki Bey'in vaki ihtarı üzerine Reşit Paşa tarafından resmen kaldırıldı. Bu köçekler kış mevsimlerinde Tavşan kıyafeti ile ekseriya meyhanelerde bulunup zevk ve sefahat erbabının sakilik hizmetini görürler ve istekli olanların karşısında da bu kıyafetleriyle raks ederlerdi…"

Padişah Abdülmecid (Saltanat 1839-61) zamanı 1846-1858 arasında altı kez Sadrazamlık yapmış Sadrazam Koca Mustafa Reşid Paşa da (1800-1858) köçekleri 1856'da irâde-i seniyye (padişah, emri buyruğu)  ile yasaklamış, köçekler de Anadolu'ya ve çeşitli Arap ülkelerine dağılmışlardı.. 

Musikimizde köçek geleneği eskilere dayanır. Köçek ile ilgili müziklerden oyunlara türlü belgeler bulunur. Kelime kökeni Farsça "kûçek- küçük" ten gelir. Hatta senfonik orkestral müziğimizin önemli bestecisi Ulvi Cemal Erkin (1906-72) ana temasını GTSM'deki köçekçelerden alıp  Dans Rapsodisi başlığıyla bestelediği Köçekçe Süiti 1942'de Cumhuriyet Halk Partisi'nin düzenlediği ulusal kompozisyon yarışmasında birinciliği kazanmış, ilk kez 1 Şubat 1943'te Ernst Praetorius yönetimindeki Riyaset-i Cumhur Filarmoni Orkestrası tarafından Ankara Radyosu Stüdyosu'nda seslendirilmiştir. Eser Türk senfonik müziği örneği olarak dünya senfoni orkestralarının gözde dağarı arasındadır.

Köçek, erkek hakim doğu kültüründe erkeğin eğlence ihtiyacına binaen çıkmış, günümüze kalan boyutu ise "gelenek" kimliğinde -en önemli cemiyet olan- düğün eğlencelerinde dahi kadın eteği giymiş erkek dansçıların kadın dansöz gibi oynamalarıdır.

Bizim açımızdan bu gelenek seyredilesi bir durum değildir.

Düğünlerde küçük çocukların bunları örnek alabileceğinden tutun da bu köçeklerin yerlerine köçek yetiştirmelerine değin yerel toplumu olumsuz anlamda etkileyen birçok davranış tarzı. 

Bu şekil eğlence boyutu sadece düğünlerde değil ki, bunun bir de bağ arasında erkeklerin, erkek erkeğe kafayı çekip, erkek köçek oynattıkları kısmı da var.

Tarih ve geleneğin kılıfına uydurma hali.

Kimi müzikolog ve "folkkolog"ların incelemeye doyamadıkları, ballandıra ballandıra araştırmalarında yazdıkları üstüne üstlük titr yükseltisi aldıkları bir konudur köçekler.

İçlerine girmezler, malzemelerini alırlar.

Oysa o köçeklerin kendi iç dünyaları, ailesel yaşamları, eşleri, çocukları. . .

Bir erkek çocuk "ben büyüyünce köçek olacağım" demeli midir?

Bizim edilgen folkkologlar bu soruyla ilgilenecek bilince ulaşmamışlardır henüz.

Sözkonusu durum Türkiye'nin toplumsal yaşam sorununun ayyuka çıkmış bir örneğidir.

İçe kapanıklık, çevresinden gördüğünü, "mahalleli uyguluyor, o halde iyidir, ben de sesimi çıkarmayayım" diye uygulayan bir yapı.

Sözkonusu gelenekten para kazanan, geçimlerini idame ettiren köçekler  yasağa ilişkin "Kastamonu'da köçeklik yasaklanamaz" başlığıyla Facebook sayfası açarak  köçek oyununun yasaklanmasıyla ilgili Belediye Meclisi'nde bir karar alınmadığını belirttiler. Bir anlamda haklılar. Köçeklik yasaklanırsa geçimlerini nasıl sağlayacaklar? Sayın Belediye Başkanı'nın bu konuyu gözardı etmemesi, hatta çözüm üretmesi durumun gidişatı hakkında faydalı olacaktır.

Köçek olgusu yerel toplumun davranış özelliklerinin açık bir örneğidir.

Folkkolog incelemelerinden ziyade "halkbilim, toplumbilim" uzmanlarının incelemelerine ihtiyacımız vardır.

Gerçi, biliriz, toplumun kültürel alışkanlıklarını değiştirmek için çoğu zaman 300 yıl bile yeterli gelmez.

. . .

Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş'ın bu olumsuz geleneğe karşı kararını toplumsal gelişim açısından düşünmek gerektir.

. . .

Biz destekliyoruz.

_______________________________________

(*) Köçek geleneği ilgili bilgi için bkz:

http://www.musikidergisi.net/?p=762 

 

 

 
İletişim E-Posta: - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz

Süleyman Şenel ()
Sayın Sarı... Sayın Kastamonu Belediye Başkanı'nı desteklemenize şaştım doğrusu... Zira, müzikolojik olduğu kadar folklorik/etnografik yönü çok ağır basan bölgesel/toplumsal bir konudaki safınızı açıkça belli etmenize ilk kez şahit oluyorum... Hem de bol atıflı bir yazıyla... Dahası halkbilgisi konularına bu kadar yabancı, akademik hayatın dışından bilim ve bilgi dünyasına bakan bir masabaşı müzikoloğu olarak... Şimdi folkkologlar (ne demekse!!!???) düşünsün diyorsunuz yani! Sizin yerinizde olsam bu yazıyı çerçeveletip Kastamonu'nun her tarafında halka dağıtır, şöhretime şöhret katarım (!!???). Şaka bir yana; keşke Kastamonu'nun kıyıcığında, ayağınızı biraz suya soksaydınız da öyle taraf olsaydınız bari!!!... Zira Kastamonu kıyıları, Çanakkale kıyılarına benzemez... Sanırım size uzaktan, kemanenin, zillerin, davul ve zurnanın sesi kulağınıza hoş geliyor... Ama bu tavırlar bana boş geliyor.
Gönderilen Tarih - 30 Nisan 2016 Cumartesi (21:55)  
Ayhan Sarı()
Sevgili Süleyman Şenel... Sürekli köşe yazısı yazan birkaç Türk müziği yazarından biri olarak salon müzikologluğundan ziyade masa müzikologluğunu tercih ettiğime dair yazılarım ve taraf olarak fikirlerimi açıkça ortaya koyduğum, Türkiye'de tüm fikrini açıkça ortaya koyanlarda olduğu gibi zarar da gördüğüm yüzlerce yazım bulunmaktadır. Hepsi de internet ortamında açık durumdadırlar. Bir zahmet okuyunuz… Gördüm ki “âtıf“larıma da laf etmişsiniz. Ben 15. derece kaynaklar değil, 1. derece kaynaklardan atıf yapmayı tercih ederim. Ayrıca öğrencileri mezun olduklarında ne devlette, ne özelde görev yapacakları bir müzikolog kadrosu bile yok iken bugünün canlı müzik ortamını geleceğe bırakacak hiçbir köşe yazınızı görmediğimiz siz “gerçek“ müzikologların tek kadro buldukları yer olan tek mesleki ikametgâhınız, (22 adet) üniversitenizde (gözümüz yok Allah daim etsin) başarılar diler, bir fikrimi daha açıkça yazdığım köçekler konusunu sizin gibi hemşehrisel bir sorun değil, bir gelenek sorunu olarak kabul ettiğimi beyan ederim. Siz de “Kastamonu'da ve başka yerlerdeki köçekler“ ile ilgili fikrinizi beyan eden bir yazı yazabilirsiniz. Biz de seve seve yayınlarız. Saygı ve sevgilerimle
Gönderilen Tarih - 30 Nisan 2016 Cumartesi (09:24)  

Diğer Yazıları

Müzikte batılılaşma travması “tedavi“ edilebildi mi?..
Türkiye'de Türk Müziği Orkestrası'nı yönetecek şef var mı?..
Topluluktan orkestraya...
Geleneksel Türk müziği tarihine ışık tutacak bu yazı ne zaman yazılmış?..
Para karşılığı akademik yayınlar skandalı…
III. Kuzey Kıbrıs Korolar Festivali’nin ardından...
Müziğin bilimini biraz fazla mı abarttık ne?..
Transistörlü radyodan internet radyosuna ve sonrası…
Müzikolojinin temeli “1. derece kaynak“ bilgileridir…
Tanbur çalgısını unutturanlar…
Toplumsal sorunlarımızı halletmeden temel müzikal sorunlarımızı çözemeyiz…
Türkiye’de Batı müziği olmasaydı, GTM kurumları olmazdı…
Müzik Üniversitesi’nden 2. Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne…
Çanakkale Korolar Festivali'nin ardından…
7’sinden 70’ine Türk müziği bütünlüğünde saplantılar/bölünmeler...
El yordamı müzikologları…
“Frankfurt Musikmesse - 2017“ izlenimleri…
Hobi koroları...
Çanakkale'de ateşe kalkmak…
Korolar Festivali'nde ilk kez Geleneksel Türk Müziği Koroları da sahne alacak…
Türkiye'de çalgı yapımcılığı mesleği üzerine...
Türkiye Koro Festivalleri tarihinde bir ilk: Çanakkale Korolar Festivali'ne GTM koroları da katılıyor…
“Geleneksel Müzik Konservatuarı“ üzerine yazmıştık…
Musiki Dergisi akademik teşvik kriterlerini karşılamamaktadır…
Düşen uçaktaki Kızılordu Korosu ve Koro Söyleme üzerine…
Plaklar, 20. yy. müziğinin tanıkları…
Osmanlı Muzika-yı Humayun ve Pakistan Cumhurbaşkanlığı Orkestrası…
Türk Musikisi Federasyonu'nun İstanbul'da toplanması üzerine...
GTM'de melek üçgeni…
Devlet Korosu Şefinin Yaşamsal Anatomisi…
Sanatta ücret iadesi…
Koro müziği yükselen değer...
Bravo Sayın Başkan…
Biri okunmuyor, birine yazı gelmiyor...
Devlet Kültür Paketi 2016 ve 2007 tarihli yazımız: “Her ilimize değil, her ilçemize yarı profesyonel koro“…
Geleneksel Türk müziğinde “Açı“ …
Orhan Gencebay ile TMDK'da söyleştik…
Müzik varsa müzik eleştirmeni de vardır...
Doğudan müzik ithaline beş kala...
Ayrıştırmak lazım…
Emek Sineması restorasyonu tamamlandı…
GTM amatör koroları faydalı mı, zararlı mı?..
Fotoğraftan “Ortak Kültürel Coğrafya Orkestrası“na…
Beş maddenin çağrıştırdıkları…
Müzikte ilk ve orta öğretim…
Öykünmeden intihale...
İyi ki Devlet Koroları var...
II. Kanun Sempozyumu ve Festivali ardından...
Divan Orkestrası...
Sokaktaki sevgisizlik...
Misafir sanatçılar için Muhalefet'ten kanun teklifi...
Panayot Abacı belgelediği dönemi kapattı…
Türk keman virtüözü Muhammed Yıldırır’ın Guinnes rekoru…
Müzik ile tedaviden heavy metalcilerin aklanmasına...
“Şarkı / Beste Yarışmaları“ sonuçlarının toplum yansımaları…
Bitlisli elektro gitar yapımcısından, İzmirli metal profil saplı bağlama yapımcısına...
Ali Rifat Çağatay, Şark Musiki Cemiyeti, Süreyya Paşa...
Seçim 2015'de partilerin müziğe yaklaşımı...
Geleneksel Türk müziğinde repertuar dersi nasıl olmalı?..
Yegane dostları okumayanlardır...
Şeyh El Ud, Suudi Arabistan’da…
Türk pop müziğini arabeskten sıyıran besteci: Kayahan...
Eski gazinolara özlemin konseri...
Geleneksel Türk müziği çalgılarınca oluşturulmuş çoksesli oda müziği kümeleri ve uluslararası sergileme bilinci...
Her ile değil, her ilçeye yarıprofesyonel korolar...
Musiki kelimesinin şapkacıları...
Müzik uğraşanlarını değerlendirme boyutu...
Ben pişirdim, sen ye!..
Kültürün ekonomiye katkısı…
“La” nasıl oldu “Neva” ?..
Müzik ağaçlarından filizlere çabalar…
Geleneksel Türk müziğinde 'Pruning' strategy ...
Devlet Korosu Şefinin Yaşamsal Anatomisi...
Nerde o “Hayal Gibi Ezgiler“...
Sempozyum dönüşü...
Eurovision'dan Turkvision'a değişen nedir?..
Bağlama satılan ilk TV reklamı...
Notayı konuşturamayanlar...
Cumhuriyet müzik tarihimizdeki dargınlıklardan güncel kesit...
Diğer Yazarlar

Sedef ve sedefkârlık üzerine…
Yeni bir "Müzik Tarihi Kitabı" vesilesiyle…
Nida Tüfekçi’nin Öğrencisi Olmak!..
Müzik piyasası!..
Koro sendromu…
Fazıl Say'ın müzikte dostluk tahayyülü ve yanılgıları… Gökmen Özmenteş
Müzikte batılılaşma travması “tedavi“ edilebildi mi?..
Müzikoloji ve Abdülkadir Meragi’nin hayaletleri...
SİPSİ [çalgısı] ve SİPSİ [sözcüğü] ÜZERİNE...
Günün Sözü
Müzik insanı önce kendisiyle, sonra da diğer insanlar ve evren ile bütünleştiren en etkili araçtır...
(Sufi Inayat Han 1882-1927)

Yazarlar 
Röportajlar
Etnomüzikoloji Dergisi’nin 2. sayısının yayını üzerine Fırat Kutluk ile röportaj...
Ayhan Sarı: Dergiden önce Etnomüzikoloji Derneği’nin kuruluş öyküsüyle başlayalım mı? Fırat Kutluk: Etnomüzikoloji Derneği ...
»
»
»
Tarihte Bugün
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,28ms