Bugün - 25 Eylül 2018 Salı
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.musikidergisi.com Logo
-
İstanbul 28°C
Yazar Detayları

Konuk Yazar

Konuk Yazar - Uluslararası H.S.Arel ve Türk Müziği Sempozyumu’nun düşündürdükleri: “Mûsıkîmizin polifonize edilme ütopyası artık bitirilmeli…“Salih Zeki Çavdaroğlu

Uluslararası H.S.Arel ve Türk Müziği Sempozyumu’nun düşündürdükleri: “Mûsıkîmizin polifonize edilme ütopyası artık bitirilmeli…“Salih Zeki Çavdaroğlu
Yazı Tarihi: 17 Aralık 2017 Pazar

İstanbul Üniversitesi Türkiyat Enstitüsü ve Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı'nın ortak çalışması ile gerçekleştirilen“ Uluslararası Hüseyin Sadettin Arel ve Türk Müziği Sempozyumu“ 13-14 Aralık tarihlerinde toplam on bir adet oturum ile Beyazıt'taki İ.Ü. Kongre Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi.

Bu sempozyum’da başta Prof. Dr. Yalçın Tura, Prof. Dr. Ruhi Ayangil, Doç. Dr. Yalçın Çetinkaya olmak üzere, birbirinden değerli akademisyenlerin kıymetli görüş ve yorumlarını ilgi ve zevk ile dinledik.

Oturumların odak noktası mûsıkî tarihimizin zirve ismi Arel’ in “Müzik Bilimciliği”“Müzik Tarihçiliği”,” Besteciliği ” idi.

O’ nun mûsıkîmiz hususunda canhıraş bir şekilde nasıl yoğun çalışmalar yapıp, maddî ve manevî bedeller ödediğini en en yetkili ağızlardan bir daha dinledik.

Bu oturumlarda değerli araştırmacı sayın Harun Korkmaz yaptığı, Arel'in arşivi ve nota koleksiyonu için yaptığı tasnif ve kataloglama üzerine sunduğu tebliğ, anılan belgelerin hayata geçirildiğini duyuruyordu.

Sempozyumun önemli sunumlarında birisi de Üstâd Prof.Dr. Yalçın Tura’ nın “Arel’ in 3 makalesinin düşündürdükleri “  başlıklı tebliği idi.

Sayın Tura bu tebliğinde; Arel-Ezgi sistemi için bilinen tezinden hareketle ; 

“…Arel-Ezgi sisteminde, (…) sekizli, “gayri müsâvî” 24 aralığa bölünmekte ve temel sesin sekizlisiyle birlikde, 25 ses elde edilmektedir. (…) Gerek Arel ve Ezgi, gerek onların takibcileri, bu şekilde elde edilen seslerin, Batı ses sistemindekilerden fazla ve farklı olduğu görüşündedirler ve bu hususları, Türk Mûsıkîsinin en büyük zenginlik kaynakları arasında saymaktadırlar. Gerçekte ise durum öyle değildir: Zira Türk Mûsıkîsi ses sisteminde yer aldığı iddia edilen sesleri, Arel, Ezgi ve Uzdilek’e göre hesaplar ve icra etmeye kalkarsak, bunların, tamamen ve aynen Batı ses sistemi içinde de bulunduklarını, yazıldıklarını ve kullanıldıklarını görürüz. Hattâ Batı, bu hususta daha da ilerdedir, zira Batı ses sistemi içinde, bir sekizlide 35 (ilk sesin sekizlisi ile 36) ses yazılabilmekte ve kullanılabilmektedir. Arel-Ezgi sistemi, Batı ses sistemiyle aynı yapıya sahibdir; fakat Batı sisteminden 11 ses eksik, dolayısıyla, daha fakir bir ses sistemidir…”  özetli görüşlerini tekrarlamış ve sistemin, mûsıkîmiz dizilerini tarifinin imkânsızlığını yeniden vurgulamıştır.

Sayın Doç.Dr. Yalçın Çetinkaya’ nın “ Gelenekle Batılılaşma Arasında Hüseyin Sadeddin Arel“  başlıklı tebliğini yaptığı 6. oturum, tartışmasız Sempozyum’ un en elektrikli oturumuydu.

Oturum sonucunda Sayın Yalçınkaya tezleri sebebiyle eleştirildi ama ,kendisi bu eleştirileri beyan ettiği gerekçeli örneklerle bir şekilde anlamsız kıldı.

Yalçınkaya, söz konusu seminerden sonraki günlerdeki bir  makalesinde Arel konusundaki nihai tesbitlerini şu satırları ile yapıyor :

“…Arel, cumhuriyet döneminin müzikte batılılaşma politikalarının getirdiği batılı müzikal değerler ve sistem içinde Türk mûsikîsini yeni olana ve devlet tarafından desteklenene uygun hâle getirme çabası göstermiş olabilir, ki Arel’in kendi hayat çizgisi, anlayışları, birikimi ve Türk mûsikîsi hakkındaki düşünce ve yaklaşımlarına bakarak bunu anlamak mümkündür.

İyi niyetli ve serinkanlı yaklaşımla ve eleştiri sınırlarını zorlamadan şunu da söylemeliyiz ki, Arel-Ezgi (ve Uzdilek) sistemi diyebileceğimiz bu sistem, Avrupa’da Aydınlanma’nın ve onun temel düsturu olan Kartezyen düşüncenin adeta mottosu niteliğindeki “her şeyi ölç, ölçülemeyeni ölçülebilir hale getir” bilimsel prensibine uygun bir şekilde, müziği ölçülebilir hale getirmesi ve indirgemesi gibi, Türk mûsikîsinin ses cevherini de Aydınlanma müzisyenleri gibi indirgemiş ve ölçülebilir hâle getirmiştir…”  diyor ve yazısını şu satırlarla bitiriyor :

‘Cumhuriyet, “ulus devlet” projesiyle nasıl Anadolu’nun Kürt, Laz, Çerkez, Boşnak, Ermeni, Rum, Yahudi gibi farklı etnik unsurlarını “Türk” kimliğine tıkıştırmışsa, cumhuriyetin bu anlayışının müzikteki yansıması olan Arel-Ezgi sistemi de, farklı sesleri ve enstrumanları bir tek anahtara tıkıştırarak tabii olanı da bozmuş, cumhuriyetin yaptığını müzikte yapmıştır. Arada fark yoktur !..[1]

Yukardaki görüş ve satırlar ışığında konu değerlendirildiğinde; Türkiye’ nin yaklaşık doksan senedir gündeminde olan, Devletimizin Kültüre ilişkin bütçe harcamalarında milyarlarca lirasını yiyen çok şükür ki son 40 senedir hızı kesilen ve günümüzde çok cılız bir sese dönüşen  mûsıkîmizi POLİFONİZE etme sevdâsının bir “havanda su dövme” den ibaret olduğu, bu konudaki en yetkin isimlerince bir neticeye bağlanmalıdır.

Zira, daha kendi asli müziğini ifade etmekten yetersiz kalan ve nazariyatı Batı’ nın çok sesli ses sisteminden adapte edilmiş bir tek sesli ses sisteminin baz alınarak, onu çok sesli bir ses sitemine taşıması mümkün değildir.

Teşbihte hata olmaz; biz Türkiye olarak uzun seneler sonrası otomobil üretmeye karar verdiğinde; devlet, bu araba bize özgü olacak bu sebeple de onun kaportası ahşaptan, tekerlekleri yuvarlak değil kare, yakıtı linyit kömüründen olacak demediyse ve de Batı’nın otomobil teknolojisini aynen aldıysa müzikte de artık yüzyılların birikimiyle mükemmeliyete erişmiş bir çok sesli sistemi aynen almakla yetinmeli, kompozitörlük iddiasında olan kişilerin yetenekleri varsa, varyasyon bazında bize özgü müzik eserleri üretmelidirler.

Zira bu müzmin ütopya artık kabak tadı verdi…

_________________________________________

[1] ÇETİNKAYA YalçınTürk aydınlanmasının müziği ve Arel-Ezgi sistemi, Yeni Şafak,17 Aralık 2017

 

 

https://wordpress.com/post/ferahnak.wordpress.com/453 

 

 

 
İletişim E-Posta: - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Arif Sağ 2018 Röportajından seçmeler…
Kardeş çalgılarımızdan kamança, kemane, gyjak, rebab, ıklığ ve eğitimde ortak kullanım düşüncesi… Zekeriya Başarslan*
Yahya Şerfedinov’un Kaytarma Kitabı Üzerine Bir İnceleme… Yrd. Doç. Dr. Zekeriya Başarslan (*)
Mevlevilik hakkında manifestom… Kudsi Erguner
Uluslararası H.S.Arel ve Türk Müziği Sempozyumu’nun düşündürdükleri: “Mûsıkîmizin polifonize edilme ütopyası artık bitirilmeli…“Salih Zeki Çavdaroğlu
Hüseyin Saadettin Arel Sempozyumu’nun Ardından… Prof. Dr. Gözde Çolakoğlu Sarı
Derleyen kişi türkünün sahibi olabilir mi?.. Burhan Tarlabaşı
Ermukan Saydam Sonsuzluğa Göçtü… Tuğrul Göğüş
TRT TSM Repertarı’ndaki eserlerin kaçta kaçı seslendiriliyor… Bayram Yurdacan (*)
Yeni Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Projesi üzerine… Hüsrev Hatemi
Bir (Neo)Rokoko Üstadı: Tanburi Bestekâr Dürrü Turan… Şelâle Turan
Kronolojik Piyano Tarihi (1700-2005)… Derleyen: Buğra GÜLTEK
Vefatının 21. Senesinde Mûsıkîmizde Bir Ekol İcrâ ve Üslûp Âbidesi: Bekir Sıdkı Sezgin... Salih Zeki Çavdaroğlu
Hulusi Gökmenli (1902-1975 Musikişinas-Gazelhan-mevlithan)... Cemil Altınbilek
Türkiye’deki çoksesli müziğin Atatürk Dönemi ve sonrasındaki durumu… Sabutay Uğur
İsimsiz ama muhteşem insanlar!.. Hıncal Uluç
"Pabucumun sanatçıları ve sahte vicdanları!.." Haşmet Babaoğlu
Zeki Müren düşmanlığı ve kıskançlığının kökenleri… Nihat Genç
Sanatçı İftarındaki Terslikler… Akif Beki
Zararlı ve yararlı musiki dernekleri ile korolar… M. Murat Oto*
İzmir Marşı - Kafkasya Marşı - Gazi Mustafa Kemal Paşa Marşı… Cemal Ünlü
Ela Altın ile Röportaj… Tuba Dere
İstanbul Türk Musikisi Devlet Konservatuarı'nın kuruluşu hakkındaki ikinci yazım… Osman Babuşcu
İkiz Sanat… Fırat Kızıltuğ
Ah siz müziksiyenler, pardon müzik yiyenler, pardon müzisyenler.. Hakan Güngör
İdil Biret'in Adana ÇDSO Konserinin iptali üzerine… Tuğrul Göğüş
Fazıl Say nasıl yetişti?.. Ahmet Say
Tanburi Fahrettin Çimenli… Cemil Altınbilek
Geleneksel Mûsıkîmiz’ in bazı korolarının hâl-i pürmelâli n’ olacak acaba ?.. Salih Zeki Çavdaroğlu
Nüzhe… Günel Şahin Adıgözelova
GTM yaylı çalgıları için tasarlanmış “Gerdirme Sistemli ve Ayarlı Kemençe Yayı“… Dr. Mustafa Aydın ÖKSÜZ (*)
Çalgı yapımında kullanılacak ağaçların yetiştirilmesine önem verilmelidir… Tuğrul Göğüş
Ve Penderecki Yapıtlarını Yönetti*… Seyit Yöre
Dağ fare doğurdu... Müfit Semih Baylan
Diğer Yazarlar

Nida Tüfekçi’nin Öğrencisi Olmak!..
Müzisyen çeşitleri…
Koro sendromu…
Arif Sağ 2018 Röportajından seçmeler…
Geleneksel Türk müziği tarihine ışık tutacak bu yazı ne zaman yazılmış?..
Müzikoloji ve zevk-i selim…
Esin Atıl’ın Levni ve Surname" kitabında çalgı adlandırma yanlışları (2)…"
Günün Sözü
Uluslararası çoksesli müziğin yükseltisi yerel değildir, uluslararasıdır
(Ayhan Sarı)

Yazarlar 
Röportajlar
Frankfurt Musicmesse'de Hohner ve Stephan Wieland ile röportaj…
Frankfurt Müzik Fuarı'nda fabrikası Almanya Trossingen'de bulunan Hohner akordion ve ağız mızıkası  firmasının satış müdürü Stephan Wie...
»
»
»
Tarihte Bugün
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,36ms