Bugün - 20 Ekim 2018 Cumartesi
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.musikidergisi.com Logo
-
İstanbul 28°C
Haber Detayları

“Anonim” Halk Türkülerinin telif hakları… Burhan Tarlabaşı

Yurdumuzda, yüzyıllar boyu kuşaktan kuşağa çalınıp söylene gelen, milli kültür ve musikimizin bölgesel nitelikli “anonim” halk türkü ve manileri 463O Sayılı yasanın bahse konu maddesinde yer almamış olması nedeniyle telif haklarından yararlanamamaktadır.

KRİTİK Haberi - 24 Ocak 2016 Pazar - 00:02
Yurdumuzda, yüzyıllar boyu kuşaktan kuşağa  çalınıp söylene gelen, milli kültür ve musikimizin bölgesel nitelikli “anonim” halk türkü ve manileri 463O Sayılı yasanın bahse konu maddesinde yer almamış olması nedeniyle telif haklarından yararlanamamaktadır.
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

Günümüzde anonim eserlerin Anayasanın 63. Maddesinde, ayrıca da   Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın - 16.04.2003 tarih ve 4848 Sayılı yasasıyla   korunması  gerekirken şu anda maalesef tıpkı eski hukuktaki  “lûkata” (Sahipsiz bir malı ihraz eden ona malik olur) uygulaması ile haksızlıklar sürdürülmekte  kültür değerlerimiz giderek yok olmaktadır:

Oysa “Sahipsiz şeyler ile menfaati umuma ait malların, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki  bu kültür değerlerimiz şayet, 4630 sayılı yasa ile korunma altına alınmaz ise yakın gelecekte  adından bile söz edilemeyecektir…"

Not : Anonim Halk Eserleri,Tüm dünyada (örneğin,Şili’de)geleneksel kültür eserleri” başlığı ile , Halkın Kültürel Mülkü kabul edilip, yasalarla  korunurken, bizde tam tersi. Bugüne kadar herhangi bir koruyucu  yasa hükmü  dahi söz konusu değildir..

TALEBİMİZ: 463O Sayılı  yasanın, ilgili maddesine aşağıda mavi harflerle belirtilen  ifadenin eklenmesidir…

EK MADDE 3/a ”Musiki eserleri, her nevi, bölgesel nitelikli,  sözlü ve sözsüz-halk müziğinin“ anonim”eserlerini de kapsar.”…

 

(TANIMLAR) :

ANONİM ESER…(Tanım): İlk besteleyeni (söz ve müziğinin kime ait olduğu)bilinmeyen, hafızalarda  korunup, halkın ortak söylemi haline gelen, usul-makam ve icra tekniği açısından tamamen bölgesel özellikler gösteren ,sözlü-sözsüz her tür  musiki eserleridir.

NOT : THM.deki “anonim” sözcüğü TSM.de “lâedri”(bestekârı bilinmeyen eser adı)kelimesi ile tanımlanır.

 

Anonim eserin hak sahipleri  kimler olmalı..?

Özgün, kaynak  eser üzerindeki haklar saklı kalmak kaydıyla ilgili yörenin,Vakıf, Belediye ya da Kültür müdürlüklerine tahsis edilmelidir görüşündeyiz.

 

DERLEYİCİ….(Tanım) : Yerel nitelikli“Anonim Eserlerin(  halk  türküleri,maniler,hikayeler,masallar..vb).sanatsal ve bilimsel katkısıyla, ehil taşıyıcısın (aktaranın)dan-  kurallara uygun, aslı ile belirleyip, kullanıma(icraya)hazır hale getiren  mali hak sahibi uzman kişidir.

Derleme eser nedir? Derleyicinin,gerçek bilgi, beceri ve emeği  karşılığı, aktarıcıdan belirlediği bölgesel nitelikli anonim müzik eserleridir.

NOT : Derleme sözü "toplama" sözünden farklıdır. Zira, toplama, genelde, yöntemsiz şekilde   rastgele seçilen bir çok  şeyin, bir araya getirilip  depolanmasını anlatır.

 

Dikkat… TRT'nin, THM derlemelerinde hem derleyen, hem de aktaranın kendini kaynak göstererek aynı kişi sıfatını taşımış olması, yasalarda intihal (hırsızlık)suçunu doğurur. Zira, kişi kendisinden derleme yapamaz. Başka bir anlatımla…TRT'deki  anonim eserlerde, derleyen kişi kendisini hem “kaynak kişi” göstermiş ve hem de  derleyen… Oysa Kaynak kişi zaten derleyici olamaz. Ya sadece  bestekâr ya da  sadece DERLEYEN sıfatını  taşımalıdır..

TRT'nin belgelerindeki, kaynak kişi sözü, eserin bestekârı  olmayıp,sadece geleneksel yapı  içinde ustalarından öğrenilip hafızalarda korunan daha  sonra bunları  derleyiciye aktaran taşıyıcı kişiden başka bir şey olamaz..

Şu halde, akla şöyle bir soru geliyor.

TRT'deki "kaynak kişi" sözü, hiçbir  zaman, gerçek eser sahibini yansıtmayan, sahte ve  aldatmaca bir sözcüktür. Acaba bu tarz  ifadeyle, zihinlerde “Aba altından sopa gösterilerek” anonim eserlerin telif hakları intihalen (hırsızlık ile) sahiplenilmeye mi çalışılıyor?..

TRT Ne yapmalıydı? Tıpkı M. Sarısözen’in yaptığını, yani “kaynak kişi” sözünü kullanmamalıydı. Yerine  ”aktaran” karşılığında,“kimden alındığı” ifadesi kullanılmalıdır.TR ”Kaynak kişi” sözünü kullanarak bu hatayı yapana göz yummakta ,ortağı ile birlikte  yasal suç işlemektedir. Eğer ”Vasıtalı kaynak kişi.” denseydi belki suçunu hafifletmiş olurdu . ..

Derleme Fişleri (Tutanak) : Anonim eserlerin belirlenmesinde, derleyiciler tarafından kullanılması gerekli,hukuki açıdan ise önemli karine sayılan  resmi belgeler olup, aşağıdaki bilgileri içerir.

Anonim Eserin : -Yöresi - Kimden alındığı (aktaran, Kaynak kişi) - Eserin adı - Metronomu - Derleyen - Derleme yer  ve tarihi  - Notaya alanı.

NOT: Anonim eserlere ilişkin mali hakların dağılımında; ”Defineyi keşfeden, kıymetin yarısını alır” (M.K.696/3) hükmünün “derleyici” hisselerine  örnek olabileceği görüşündeyiz.

*   *   *

EKLER

Kültür Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü'nden gelen cevap metinleri şöyledir:

 

Sayı:B.16.0.THS.0.10.04.00/xxxx98  

11 Aralık 2007                                

Konu   : Anonim halk eserleri

Sayın Burhan TARLABAŞI

(Kızıltoprak  xxxxxx Kadıköy/İSTANBUL)

İlgi: Bila tarihli yazınız.

İlgide kayıtlı dilekçenizde; anonim eserler konusunda yaşanan sorunlar belirtilmiş ve sorunların çözümü amacıyla anonim eserlere ilişkin kanun değişikliği öneriniz gönderilerek  Bakanlık tarafından gerekli düzenlemelerin gerçekleştirilmesi talep edilmiştir.

Bilindiği üzere; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda anonim eserleri doğrudan düzenleyen bir hüküm bulunmamakla birlikte Kanun’un 12. Maddesinde; “Yayımlanmış olan bir eserin sahibi belli olmadıkça, yayımlayan o da belli değilse çoğaltan eser sahibine ait hak ve salahiyetleri kendi namına kullanabilir” hükmü bulunmaktadır.  Kanunun 27. Maddesi ise bu gibi hallerde, koruma süresinin, eserin aleniyet tarihinden itibaren 70 yıl olduğunu hüküm altına almıştır. Fikri haklar alanında gerçekleştirilen Uluslararası Sözleşmelerde ise anonim eserler konusunda açık bir hüküm bulunmaması sebebiyle, ülkeler bu konuda kendi ulusal sistemlerini oluşturmuşlardır.

Bununla birlikte; Avrupa Birliği’ne katılım sürecinde 5846 sayılı Kanun’un AB müktesebatıyla tam uyumunun sağlanması amacıyla gerçekleştirilecek kanun değişikliği çalışması kapsamında anonim eserlere ilişkin kanun değişikliği önerileriniz değerlendirmeye alınacaktır.

Bilgilerinizi rica ederim.

Dr. Ş. A. Ç.

Bakan a.

Genel Müdür

*****************************************************************

Sayın Burhan TARLABAŞI

İlgi      : 14/01/2014 tarihli e-posta başvurunuz.

İlgide kayıtlı dilekçenizde; anonim eserler konusunda yaşanan sorunlar belirtilmiş ve sorunların çözümü amacıyla anonim eserlere ilişkin kanun değişikliği öneriniz gönderilerek gerekli düzenlemelerin yapılması talep edilmiştir.

Bilindiği üzere; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda anonim eserleri doğrudan düzenleyen bir hüküm bulunmamakla birlikte, Kanun’un 6 ncı maddesinin sekizinci bendinde, henüz yayımlanmamış olan bir eserin ilmi araştırma ve çalışma neticesinde yayımlanmaya elverişli hale getirilmesi sonucu oluşan eserin “işleme eser” olarak korunacağı hüküm altına alınmıştır.

Ayrıca 5846 sayılı Kanun’un 12 nci maddesinde; yayımlanmış olan bir eserin sahibi belli olmadıkça yayımlayanın, yayımlayan da belli değilse o eseri çoğaltanın eser sahibine ait hak ve salahiyetleri, kendi namına kullanabileceği öngörülmüştür.

Öte yandan, 5846 sayılı Kanunun 27 nci maddesinde, yayımlanmış bir eserin sahibinin belli olmadığı hallerde koruma süresinin, eserin aleniyet tarihinden itibaren 70 yıl olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda anonim eserlerde hak sahipliği konusunda Kanun’un 12. Maddesine dayanılarak verilmiş pek çok yargı kararı bulunmaktadır.

Bu kapsamda, dilekçenizde belirtilen şikayet ve talepleriniz, mevzuat çalışmalarında göz önünde bulundurulacak olup konuya ilişkin hassasiyetinizin Bakanlığımız tarafından da paylaşıldığı hususunda bilgilerinizi rica ederim.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI

Telif Hakları Genel Müdürlüğü

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

Facebook'ta Paylaş
 
Anahtar Kelimeler:Yurdumuzda, yüzyıllar, boyu, kuşaktan, kuşağa, , çalınıp, söylene, gelen, milli, ,
Kaynak / Editör
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer KRİTİK Haberleri
İlhan Baran’ı anlayarak anma konseri üzerine… Dr. Gamze Toprak*
Zeki Müren’in “Gönlümle oturdum da“ şarkısını okuyuşu üzerine...İlhami Gökçen
Mustafa Keser: "20 yıl sonra Türk müziği mort olur"…

Mustafa Keser: "20 yıl sonra Türk müziği mort olur"…
Wagner, Yahudilik ve müziğin evrenselliği... Deniz Saygı
Atatürk'ün kendi sesinden bir türkü plağı var mıdır?.. Süleyman Şenel
Müzikoloji ve Makasıdül-Elhan’ın kaç versiyonu vardır?.. Recep Uslu
"Güfte İncelemesi -1-" Kitabının tanıtım ve eleştirisi... İlhami Gökçen
Diğer Başlıklar

40. Vefat Yılında Hasan Ferid Alnar Sempozyumu Eskişehir'de…
Etnomüzikoloji Dergisi’nin 2. sayısının yayını üzerine Fırat Kutluk ile röportaj...
“Anadolu Solistleri“ Konseri Bodrum'da…
Hasan Cihat Örter Facebook söyleşi ve dinletileri…
İstanbul Filarmoni Derneği 2018-2019 Konser Sezonu programı…
Stockhausen'in izinde yeni nesil elektronik müzikçiler… Gökmen Özmenteş
Kebab dumanı konser iptal ettirdi...
Nida Tüfekçi vefatının 25. yılında anılıyor…
Yalçın Tura “Operalarımın sahnelenmemesi beni üzüyor.“
Motorsikletli gürültü teröristleri…
Günün Sözü
Uyuyan, uyuyanı nasıl uyandırsın?..
(Şeyh Sadi Şirazî)

Yazarlar 
Röportajlar
Etnomüzikoloji Dergisi’nin 2. sayısının yayını üzerine Fırat Kutluk ile röportaj...
Ayhan Sarı: Dergiden önce Etnomüzikoloji Derneği’nin kuruluş öyküsüyle başlayalım mı? Fırat Kutluk: Etnomüzikoloji Derneği ...
»
»
»
Tarihte Bugün
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,42ms