Bugün - 26 Ocak 2020 Pazar
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.musikidergisi.com Logo
-
İstanbul 11°°C
Yazar Detayları

Nesrin Kalyoncu

Nesrin Kalyoncu - Dizi-dizi dizinler / indexler…

Dizi-dizi dizinler / indexler…
Yazı Tarihi: 28 Aralık 2019 Cumartesi

Bir yılın daha sonu geldi. Bir yandan elimde kalan son işleri bitirmeye gayret ediyor, diğer yandan da 2019 yılının akademik açıdan bana neler öğrettiğini düşünüyorum. Mesleğin günlük akışı içerisinde, pek çok somut durumdan çıkarımlarım ve öğrendiklerim oldu. Edinimler yanında, yoran şeyler de çoktu. Elimdeki son atama dosyasını bitirmeye çalıştığım bugün, beni en çok yoran meselelerden birisinin de dizinler (endeksler) hususu olduğunu düşündüm. Yıl boyunca; çeşitli üniversitelerden gelen atama/yükseltme jürileri yanı sıra doçentlik sınavı jüri üyeliği görevlerim esnasında, dizinler konusunda dikkatimi çeken şeyler oldu. Özlüce söylemek gerekirse; müzik alanında mesai harcayan homo academicus musicus’un bilimsel yayın dizinleri konusunda kafası çok karışık görünüyor ve karşılaştığım pek çok durum, akademik özgeçmişlere şüphe ile yaklaşmama sebep oluyor…

Akademi çatısı altında bilimsel yayın endekslerini ilgilendiren durumlarda beklenen uygulama; akademisyenlerin sözü edilen yükseltme, atama, teşvik vb. işlemlerinde makalelerinin beyanlarına uygun puanlanabilmesi için, yayımlandıkları dergilerin dizinlenme (endekslenme) durumlarını kanıtlamalarıdır. Bu işlem, ilgili endeksin kendi kaynağından (günümüzde dizinlerin web sayfalarında bu bilgiler mevcut) ve -endekslenme durumu yıllara göre değişebildiğinden- derginin endekslendiği yıl bilgisi ile birlikte belgelendirme şeklinde yapılagelmektedir. Ancak, incelediğimiz dosyaların birçoğunda, makaleler için endeks bilgileri yazılmış olsa da endeks kanıtları sunulmuyor. Jüri üyesi olarak, tarafınıza ulaşmış olan ve sayıları onlarla ifade edilebilecek pek çok dosyanın içeriğini titizlikle incelerken; adayın yapması gereken işi, yani dergi endeksi/dizini kanıtlarını tek tek bulmaya çalışmak da doğal olarak jüri üyesinin iş yükünü artırıyor. Pek çok dergi birden fazla endekste tarandığından; adayların, sadece “uluslararası endeks” gibi genel bilgi yazıp endeksin adını net olarak belirtmediği durumlarda ise, mesele tam anlamıyla bol taşlı pirinç çuvalına dönüşüyor. Şüphesiz ki, endeks kanıtları dosyada olduğunda da jüri üyesi sağlama için belli kontrolleri yapacaktır; ancak bu iki işlemdeki iş yükü asla aynı değildir.

Bu ekstra işleri yapmak bir yana, endeks kanıtlarını ararken aslında beyanların bir kısmının yanlış veya yanıltıcı olduğunu fark etmek ve bu uygunsuz beyanların kasıtlı mı olduğunu yoksa bilgisizlikten mi kaynaklandığını anlamaya çalışmak ise daha da sarsıcı. Babaannemin ‘ömür törpüsü’ dediği bu olsa gerek! 2016 yılında 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda yapılan düzenlemelerle akademik atama ve yükseltme başvurularında yapılan bu tür beyanlar için ‘ceza’ öngörülmüş, ilgili etik yönergelerinde de böylesine fiiller açıkça ‘ihlal’ olarak tanımlanmış olsa da; dosyalardaki yanlış veya uygunsuz beyanların, adeta bunun sonuçlarını umursamazcasına devam etmesi ise şaşkınlık verici!

Peki, nelerle karşılaşılıyor? En sık rastlanılan sorunsallardan birisi, beyanın geçersiz olması. Örneğin, bir makalenin bilgileri uluslararası alan endeksinde taranan bir dergide yayımlanmış gibi girilmesine rağmen; yapılan çapraz taramalar sonucunda, o derginin hiçbir uluslararası endekste taranmadığı saptanabiliyor. Bazı durumlarda ise; uluslararası dizin matrikslerinde tanınmayan bazı yerel endeksler, uluslararası endeks olarak gösterilebiliyor. Bazı adaylar ise, uluslararası bir endeks beyanı verip, çelişkili bir biçimde endeks kanıtı olarak ulusal bir dizini sunabiliyor. Yine en sık karşılaşılan durumlardan birisi; dizinlenme kanıtlarının endeksin kendi sayfasından sunulması yerine, makalenin yayımlandığı derginin endeks bilgilerini gösteren sayfasının dizin kanıtı olarak sunulması. Bazı köklü ve ilkeli dergilerin bağlantı verdikleri endekslerde tarandıkları saptanabiliyorken, bazı dergilerin endekslenme durumunu güncellememesi veya yanıltıcı bilgi vermesi söz konusu olabiliyor. Bu tür sorunlu dergilerin işaret ettiği endekslerin web sayfasına girip tarama yapıldığında ya derginin o endekslerde hiç yer almadığı ya da örneğin son 5-6 yıldan bu yana dizinlenme şartlarını sağlayamadığından endekslenmediği görülebiliyor; ancak, buna rağmen dergi aktüel dizinlenme bilgisi altında bu endeksleri sıralayabiliyor. Daha da vahim olabilen durumlar var: Aday, örneğin SSCI kapsamında taranan üst düzey bir dergi ile aynı ismi taşıyan başka bir dergide yayın yapıp, endeks kanıtı olarak SSCI listesindeki dergiyi sunabiliyor. Oysaki jüri üyesi küçük bir tarama ile bu usulsüzlüğü kolaylıkla saptayabiliyor (Çok somut bir örnek olarak ‘Turkish Studies’ isimli dergi burada anılabilir). Böylesine durumlar, doğal olarak adayların beyanını geçersiz kılıyor; akabinde başka işlemleri ve tartışmaları beraberinde getiriyor.

İkinci bir husus, alan endeksi/endeks kanıtı olarak gösterilen oluşumlardan bazılarının, gerçekte hiç alan endeksi veya endeks olmaması. Hem bazı dergilerin “Endeksleme” bölümlerinde, hem de bazı adayların beyanlarında ulusal dizin olarak gösterilen Dergipark bunlardan birisi. Bir proje yoluyla hayata geçirilen, ülkemizde süreli yayıncılığı destekleyen oldukça faydalı bir platform olan Dergipark da bunun farkında ki, sayfasında yer alan ve aşağıda vereceğim tanıtıcı açıklamalarına bir not eklenerek bu durum vurgulanmış: “TÜBİTAK ULAKBİM çatısı altında, Türkiye'de yayınlanan akademik dergiler için elektronik ortamda barındırma ve editoryal süreç yönetimi hizmeti sunar. DergiPark, ulusal akademik dergilerin standartlara uygun olarak varlık kazanmasına ve uluslararası görünürlüğünün artırılmasına destek olur. DergiPark, dergilerin işleyişine, yönetimine ve içeriğine karışmaz. Sadece alt yapı sunar ve sistemin kullanımı için ‘teknik destek’ sağlar. […] Önemi Bilgi: DergiPark, bir dizinleme sistemi olmayıp, ULAKBİM TR Dizin ile karıştırılmamalıdır.”[1] Aynı şekilde, Google Scholar, Web of Science, Clarivate Analytics, JCR vb. gibi ağlar da bazı adaylarca “alan endeksi” olarak gösterilmekte; MIAR gibi endeks matriksleri de “alan endeksi” olarak beyan edilmektedir. Bu tür durumlar, kanımca ciddi kafa karışıklıklarına işaret ediyor.

Dikkati çeken sorunlardan bir diğeri de “alan endeksi” beyanları. Ulusal ve uluslararası alan endeksi bilgileri girilen dergilerin, gösterilen endekslerdeki bağlantılarına ulaşıldığında; anılan endekslerin bir kısmının gerçekten alan endeksi olmadığını görüyoruz. Bilimsel yayınlar bağlamında alan endeksi kavramı; “belirli bir alanda (örneğin eğitim, mühendislik, sağlık, fen bilimleri, yaşam bilimleri v.s.) bilimsel yayın yapan dergilerin, sadece o alandaki dergi içeriklerini tarayıp bunları belirli aralıklarla okuyucularına ileten indekslerdir. Örnekler: Education Index, Engineering Index, Biological Abstracts, Zoological Record, Biosis Previews, Türk Tıp Dizini gibi” (Asan, 2017: 39)[2]. Alan endeksleri, sınırlandırılmış olarak bir bilim alanında/dalında yayın yapan bilimsel dergilerin belli kriterlere göre seçilerek taranması ve dizinlenmesi sonucu oluşur ve günümüzde Aqualine, BIOSIS, Geobase, Index Islamicus, Index Medicus, Clinical Medicine, ERIC, SPORTDiscus, vLex, Veterinary Science Database vb. gibi, farklı disiplinleri temsil eden çok sayıda alan endeksleri mevcuttur. Bilindiği üzere, sanat alanında da (çok disiplinli AHCI-Arts & Humanities Citation Index dışında); Art Abstracts, Art Index, Art Source, DAAI yanı sıra, müziğe yönelik olarak da Music Index, MPD, PAPD, RILM vb. gibi çeşitli alan endeksleri bulunmaktadır. Dosyalarda alan endeksi dahilinde beyan edilen dergilerin endeksleri incelendiğinde; bazı dergilerin sanat veya müzik alan endekslerinde değil, genel endekslerde tarandığı saptanabiliyor. Bu tür genel dizinlerdeki (günümüzde örneğin Index Copernicus) dergilerin konu alanları çok çeşitli olup; dil biliminden ekonomiye, enerjiden teknolojiye, fizikten sosyal bilimlere, kimyadan tıpa veya mühendisliğe kadar uzanabiliyor.

Yaşanan önemli sorunlardan bir diğeri ise ISI-Database aldatmacası. Adayların bazıları; çalışmalarının, 1960’lardan itibaren bilim çevrelerinde kabul görmüş, dünyaca tanınan ve günümüzde Core Collection olarak nitelendirilen atıf dizinlerini (SSCI, SCI, SCIE, AHCI, ESCI vd.) de kapsayan ISI-Database kapsamındaki endekslerde tarandığını beyan etmekte ve puanlarını da buna göre hesaplamaktadırlar. Alanımızdaki yayınların bu tür endekslerde tarandığı bilgisi göğsümüzü kabartırken, ne yazık ki bu sevincin uzun sürmediği zamanlar da oluyor! Beyanlardan bazıları gerçek durumla örtüşürken, zaman zaman bazı dosyalarda ISI-Database kanıtı olarak International Scientific Indexing adlı bir dizinle karşılaşılıyor. ISI-Database bilindiği gibi Institute for Scientific Information (ISI)’ın hizmeti olup, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada merkezlidir. ISI’nın endekslerine eskiden Thomson Reuters üzerinden ulaşılırken; günümüzde, Clarivate Analytics/Web of Science üzerinden ulaşılmaktadır ve ISI-Database kapsamındaki endeksler, puanları en yüksek olanlardır. Ancak; yanıltıcı beyanlarda ISI-Database kanıtı olarak sunulan International Scientific Indexing, günümüzde Birleşik Arap Emirlikleri adresli başka bir dizindir. Bu tür yanıltıcı yolların seçilmesi, bir akademisyen için beklediğinin çok ötesindeki sonuçlara gebe olacaktır.

Günümüzde akademik atama, yükseltilme, doçentlik sınavı, teşviklerin dağıtımı vb. hususlar; müzik alanında da puanlama sistemleri aracılığı ile yapılmakta ve yayın türleri birbirinden ayrıştırılarak kategorik tanımlanmaktadır. Bilimsel makale yayımlanan dergilerin endekslenme durumları ilk bakışta bibliyometrik bir mesele olarak kendisini gösterse de; müzik alanındaki akademisyenlerin de yüzleşmek zorunda olduğu bir husustur, çünkü alınabilecek puan endeksin türüne göre değiştiğinden, adayın sunduğu endeks kanıt belgeleri değerlendirmelerde esas alınan kayıtlardır. Ancak, son yıllarda yapılan önemli yasal düzenlemelere ve günümüzde endekslere web sayfaları üzerinden rahatlıkla erişim sağlanmasına rağmen; müzik alanındaki akademisyenlerin jüri üyeliği vb. durumlarda uygunsuz, yanlış ve yanıltıcı beyanlarla baş etmek zorunda kalması, hatta bazen adayların jüri üyelerine ulaşarak çalışmasının kabul edilmemesine yönelik öznel tartışmalara dahi girmesi, çalışma enerjisinden çalan sevimsizlikler olarak yaşamımıza dahil olmaktadır. Bilimsel kuruluşlarca endeks olarak kabul edilmemiş oluşumların endeks gibi gösterilmesi; dergiler dizin dışı olduğu halde taranıyormuşçasına beyanda bulunulması; alan endeksi olarak sınıflanmamış endekslerin, genel endekslerin veya herhangi bir endeksin alan endeksi hanesine yazılıp puanlanarak “diğer endekslerden” daha yüksek puanlar elde edilmesi gibi haksız fiiller, adayları yasal ve etik açıdan tartışmalı bir konuma taşımaktadır. Böylesine durumların varlığı; lisansüstü müzik programlarında bilimsel araştırmaya dönük derslerin sadece araştırma metodiği ile sınırlı kalmamasını, araştırma ve yayın etiği ile birlikte meslek etiği standartlarının da lisansüstü derslerde tematize edilmesini acilen gerektirmektedir.

Yaklaşmakta olan 2020 yılında böylesine sevimsiz durumlar ile daha az karşılaşmak, en iyisi hiç karşılaşmamak umuduyla; hepinize iyi bir yıl dilerim.



[2] Asan, A. (2017). Uluslararası bilimsel dergi indeksleri, önemleri ve Türkiye kaynaklı dergilerin durumu. Bölüm 1: Bilimsel dergi indeksleri. Acta Medica Alanya 1(1), 33-42.

 
İletişim E-Posta: - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Dizi-dizi dizinler / indexler…
"Fado" üzerine birkaç söz...
Müzikoloji deyince...
“Müzisyen Sağlığı” meselesinde karnemiz kötü...
Diğer Yazarlar

Dizi-dizi dizinler / indexler…
Nartugan Bayramı…
Kitabu İlmi'l-Musiki Alâ Vechi’l-Hurûfât'ın müellifi kimdir? -3-
Tanıdık bir öykü bu…
Ben önemsemedim, sen de önemseme…
Koro sendromu…
Arabesk müzik geri (mi) dönüyor?..
Yeni bir "Edvar"…
Çevrimiçi Türk Halk Musikisi Videoları: "Konma Bülbül Konma Nergis Daline"
Günün Sözü
Sadece iki müzik türü var: İyi ve kötü…
()

Yazarlar 
Röportajlar
Etnomüzikoloji Dergisi’nin 2. sayısının yayını üzerine Fırat Kutluk ile röportaj...
Ayhan Sarı: Dergiden önce Etnomüzikoloji Derneği’nin kuruluş öyküsüyle başlayalım mı? Fırat Kutluk: Etnomüzikoloji Derneği ...
»
»
»
Tarihte Bugün
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,36ms