Bugün - 18 Haziran 2018 Pazartesi
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.musikidergisi.com Logo
-
İstanbul 28°C
Haber Detayları

M. Ergüven: Tesettür Türkiye'de varolan birşey...

Türkiye'nin ilk türbanlı operasının rejisörü Mehmet Ergüven'in konuyla ilgili olarak Utku Geçgel'e verdiği, Andante Dergisi'nde yayınlanmış röportajından:

DÖNÜŞÜM Haberi - 20 Şubat 2015 Cuma - 15:52
Türkiye'nin ilk türbanlı operasının rejisörü Mehmet Ergüven'in konuyla ilgili olarak Utku Geçgel'e verdiği, Andante Dergisi'nde yayınlanmış röportajından:
Resmi küçültmek için üzerini tıklayın...

Türkiye'nin ilk türbanlı operasının rejisörü Mehmet Ergüven'in konuyla ilgili cevaplarından:

"Bu eserde bir Türk Napoli’ye gidiyor. Orada İtalyanları görüp  onlara âşık oluyor vesaire. Tipik bir Rossini operası... Ben bu bilindik konuyu biraz daha çağdaş bir hale getirdim. Başı sarıklı, Kanuni Sultan Süleyman tarzı bir çocuk öyküsü gibi değil de, 1960’lı yıllarda Adana’da yaşayan bir adamın elinde tespihi ve portatif radyosuyla Napoli’ye gidişini anlatayım istedim. Bu adam Napoli’ye vardığında korumaları, elinde portatif radyosu ve tespihiyle birlikte iki de tesettürlü kadın yanında duruyor. Bunlardan biri karısı, diğeri de kızı.

...

Bakın şunu söyleyeyim; ben bu eseri bu şekilde sahnelemeye karar verdiğimde, iktidardan tepki alacağımı, ‘Bu adam bizimle dalga mı geçiyor?’ diyeceklerini düşünmüştüm. Fakat bir de ne göreyim, tepkiyi sanatçılardan aldım!

Halbuki, burada bir ironi var ve bu ironinin anlaşılmaması hakikaten çok vahim bir durum. Bu düşünce yapısıyla, yerleşmiş yanlış düşünce yapısını daha da kökleştiriyorlar.

Bu iki tesettürlü hanım iki dakika boyunca sahnede duruyor ve daha sonra adam onlara yanından gitmelerini söylüyor ve onlar da bunun üzerine sahneden ayrılıyorlar. Yani üç saatlik operada iki tesettürlü hanım iki dakika boyunca sahnede kalıyor. Bunu yazan kişiler sansasyon mu arıyor? Haydi, 1-2 kişi bunu yazabilir ki bu çok doğaldır. Bugün dünyanın her tarafında binlerce eser sahneleniyor ve üzerine neler de neler yazılıyor. Bizim basında haber yoksunluğu mu var acaba, anlayamıyorum.

...

Kabul etmek lazım ki tesettür Türkiye’de var olan bir şey. Üniversitelerde, okullarda, hastanelerde, alışveriş merkezlerinde aynaya mı bakmaktan korkuyor bu insanlar? Türk insanının bir kısmı böyle giyiniyor, bunda bu kadar olay yaratacak ne var? Diğer kadınlar da açık, peki onlar neden görülmüyor? 90 kadın açıkken 2’si tesettürlü diye nedir bu kadar yoğun tepki? İnsanların bir kısmı tesettüre karşıysa diğer bir kısmı da tesettürü savunuyordur. İki tesettürlü kadının sahnede iki dakika süreyle kalması bu kadar sorun yaratıyorsa eğer, buna karşı olan kesim de başı açık kadınlar üzerinden tepki göstersin o zaman.

Çıplaklık ve öpüşme de vardı koreografide. Onlar neden tepki almadı? Dudak dudağa öpüşme vardı ve ben ‘Ahlakımız bozulmaz öpüşmeyle, bu sahne olacak,’ dedim.

Tepkileri komik buluyorum açıkçası. Biraz zeki bir izleyici sahneye tesettürlü oyuncuyu hangi anlamda çıkardığımı hemen anlayacaktır. (*)

Söyleşi: Utku Geçgel (1)

_________________________________________

(*) Konunun önceki haberi için bkz:

http://www.musikidergisi.com/haber-4091-turkiye_muzik_tarihinde_ilk_turbanli_opera....html

(1) Söyleşinin tümü için bkz:

http://www.andante.com.tr/index.php?page=haberdetay&haberID=2146

 

Facebook'ta Paylaş
 
Anahtar Kelimeler:Türkiyenin, ilk, türbanlı, operasının, rejisörü, Mehmet, Ergüvenin, konuyla, ola,
Kaynak / Editör
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz

Irem Erol()
Bu argumantasyonun samimiyetsizligi ortada. 1960 yilinda böyle giyinen kadin yoktu Türkiye'de. Insanlari zeki degil diye asagilarken, olduklarindan aptal olduklarini saniyor Mehmet beyefendi.
Gönderilen Tarih - 4 Nisan 2016 Pazartesi (18:27)  

Diğer DÖNÜŞÜM Haberleri
“Milli Eğitim Kültür ve Spor Bakanlığı“ mı geliyor?..
TSE'den Mehter Takımı Standartı yayınlandı...
YÖK tarafından 1980'lerde konservatuar hocalarına verilen titrler dosyası açıldı...

YÖK tarafından 1980'lerde konservatuar hocalarına verilen titrler dosyası açıldı...
Müziğin bilimi biraz fazla mı abartıldı?..
“Seçim Müziği Uzmanlığı“ alanına katkı…
İçimden geldi, yazmak istedim… Hakan Güngör
Şarkıcı İntizar: "Arabeskçiyiz diye bizi aşağıladılar"…
En Çok Okunanlar
En Çok Yorumlananlar
Diğer Başlıklar

Münir Nurettin Beken'e Film Müziği Ödülü...
Trabzon Üniversitesi III. Uluslararası Müzik ve Dans Araştırmaları Sempozyumu’ndan duyuru…
3. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Korolar Festivali...
Frankfurt Musicmesse'de Hohner ve Stephan Wieland ile röportaj…
Türkiye'de sinemanın ilk müzikolog rolü...
“Milli Eğitim Kültür ve Spor Bakanlığı“ mı geliyor?..
TSE'den Mehter Takımı Standartı yayınlandı...
YÖK tarafından 1980'lerde konservatuar hocalarına verilen titrler dosyası açıldı...
Müziğin bilimi biraz fazla mı abartıldı?..
KTÜ Devlet Konservatuarı III. Uluslararası Müzik ve Dans Araştırmaları Sempozyumu bildiri çağrısı…
Günün Sözü
Asla tıngırdatma...
(R.Schuman 1810-56)

Yazarlar 
Röportajlar
Frankfurt Musicmesse'de Hohner ve Stephan Wieland ile röportaj…
Frankfurt Müzik Fuarı'nda fabrikası Almanya Trossingen'de bulunan Hohner akordion ve ağız mızıkası  firmasının satış müdürü Stephan Wie...
»
»
»
Tarihte Bugün
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,39ms