Bugün - 21 Haziran 2018 Perşembe
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.musikidergisi.com Logo
-
İstanbul 28°C
Yazar Detayları

İlhami Gökçen

İlhami Gökçen - İslâmda Resim ve Heykel Yasağı

İslâmda Resim ve Heykel Yasağı
Yazı Tarihi: 23 Mart 2015 Pazartesi

               Kitaplığımda pek az okunmuş bir kitap bulunurdu: İpşiroğlu’nun İslâmda Resim Yasağı ve Sonuçları kitabı.

               Danimarka ve Fransa’da, Peygamber’in karikatürü yüzünden çıkan kanlı olaylar dolayısiyle, bu konuda kendimi bilgilendermek istedim ve ilk olarak yukarda adı geçen kitabı başından sonuna dikkatlice okudum. İpşiroğlu, resim sanatını ortadoğudaki tarihsel geçişi süresince dinsel ve artistik yönlerden inceleyerek ilginç bir yapıt ortaya koymuş.

               İpşiroğlu (s. 9) şöyle bir özetleme yapmış: “İslâm dini resim yapmayı yasaklar. Gerçi Kur’an’da tasviri, Tevrat’ta olduğu gibi açıkça yasaklayan bir buyrukla karşılaşmıyoruz. Kur’an’ın bu konuyla ilgili ayetlerinde, sadece Cahiliye devrinin gelenek ve göreneklerine, bunlar arasında da puta tapmaya değinilmektedir (Sure 4, 116; Sure 5, 92; Sure 39, 17). Fakat, İslâmlığın doğduğu tarihlerde resim puttu ve put anlamına gelmeyecek bir resim yoktu. Bu nedenle Kur’an’da putlar için söylenilenler, resim için de geçerli sayılmış ve sonradan Hadis’te, canlı varlıkların resimlerini yapanlardan Kıyamet Günü hesap sorulacağı ve bunların cezalanacağı açıklanmıştır.”

               Diyanet İslâm Ansiklopedisi’nde bu konu şöyle özetlenmiş: “Klasik dönem İslâm âlimlerinin büyük çoğunluğu insan ve hayvan heykeliyle resimlerinin yapılmasını haram saymakla birlikte bitkilerin ve cansız nesnelerin resimlerinin yapılmasını, yine baş kısmı olmamak veya hayatta kalamayacak bir görünümde olmak ya da üstüne basılan, dayanılan halı, minder gibi saygı gösterilmekten uzak eşya üzerinde bulunmak kaydıyla insan ve hayvanların resmedilmesini câiz görmüşlerdir.” (Başoğlu DİA, cilt 34, s. 580)

               Allah’tan başka şeylere yani putlara tapmak karşıtlığı, dolaylı veya dolaysız olarak Kur’an’ın birçok âyetlerinde bulunur. Örneğin:

               Meryem suresi - 81. “Onlar kendilerine bir itibar ve ve güç vesilesi olsun diye Allah’tan başka tanrılar edindiler.” 82. “Hayır, hayır! O putlar onların ibadetini tanımayacaklar ve kendilerine hasım olacaklar.” (Kur’ân-ı Kerîm, s. 122)

               Tefsiri 81-82. “Müşrikler Allah’tan başka taptıkları ilâhlardan yardım bekliyor ve bundan izzet ve şeref umuyorlardı; çünkü her kabilenin putu aynı zamanda onun saygınlık sembolü idi. Hz. Peygamber’in ülkesinde putperestliğin devam etmiyeceğini, bir süre sonra müşriklerin müslüman olup bâtıl ilâhlara ibadeti reddedeceklerini ve onlara düşman olacaklarını müjdelemektedir. .. .” (Kur’an Yolu, III: 617).

               Mâide suresi - 90. “Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir ; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa erişesiniz.” (Kur’ân-ı Kerîm, s. 122)

               Kur’an’da resimi yasaklayan bir âyet yoksa da birçok hadislerde, resim   yasaklanmaktadır. Sahih denilen hadisleri konularına göre sınıflayan bir kitapta (Riyâzü’s Sâlihîn III: 244-248), “Canlı Resim Yapmamak” başlığı altında 11 hadis bulunmaktadır. Bunlardan üçünü aşağıya çıkardım:

               “1686. Hz. Âişe şöyle anlatıyor: Bir gün Resûlullah (Sav) bir savaştan / yolculuktan dönmüştü. Ben de evin önündeki girişi, resimli bir perde ile örtmüştüm. Bunu görünce Resûlullah’ın (Sav) benzi attı ve: Ey Âişe, kıyamet günü en çetin azaba uğrayacak kimseler, yaratma konusunda Allah’a benzetmeye çalışanlardır, buyurdu. Bunun üzerine biz de perdeyi kestik ve ondan bir veya iki yastık yaptık.”

               “1688. Abdullah b. Abbas’ın (ra) işittiğine göre Resûlullah (Sav) şöyle buyurmuştur: Dünyada bir canlı resim yapandan kıyamet gününde yaptığı resme can vermesi istenir. Halbuki onun buna gücü yetmeyecek ve azabı uzayacaktır.”

               “1689. İbn Mes’ûdun (ra) işitiğine göre Resûlullah (Sav) şöyle buyurmuştur: Kıyamet günü en çetin azaba uğrayacak olanlar, resim/heykel yapanlardır.”

               Bu hadis kitabının hiçbir yorum yapılmadan aynen çevrilmesi, dinî makamların burada yazılanların hepsinin halen geçerli olduğunu kabul ettiğini göstermekte.

               Bilindiği gibi, İslâm ülkelerinde cami, medrese, kitaplık gibi kamusal yerlerde ve evlerde resim ve heykel gibi sanat eserleri görülmez. Bunun yerine arabesk denilen bezemeler, hat sanatı, halılar, kilimler, çiniler, vb. bulunur.

               Yukarda, İslam’ın resim ve heykel hakkındaki hükümlerini güvenilir kaynaklardan aldığım alıntılarla açıkladım. İslâm dini resim/heykel yapanların kıyamet gününde veya öbür dünyada çekecekleri azabları dile getirir. Diğer taraftan hiçbir şekilde bunları yapanları öldürün demez. Fakat bazılarının bunu çok daha ileriye götürdükleri de bir gerçektir. 

               İslâm, insanın tam bir resminin yapılmasını yasaklamış bulunuyor. Doğal olarak kutsal bir yere sahip Peygamber’in resmini yapmak daha da yasaktır. Peygamberin çizimini bir karikatür olarak yapmak herhalde katmerli yasaktır !

               Bilindiği gibi, Hebdo dergisinde çalışan 12 kişi, Peygamberin karikatürünü yaptıkları için Cezayir asıllı iki kardeş tarafından öldürüldü. Batı medya’sında bu kişilerin “terorist ideolojisi” sahibi oldukları ve ‘düşünce özgürlüğü’ namına bunlarla savaşılması gerektiği üzerinde duruldu. İslâm’daki resim yasaklığı üzerinde ve özellikle de Peygamber’in resmini/karikatürünü yapmanın duyarsızlığı üzerinde hiç durulmadı. Halbuki, burada, bir dinî öğreti ile karşı karşıya bulunulmaktadır.

               Eskiden Batılı batıda, Doğulu da doğu’da yaşadığı için ortada böyle sorunlar yoktu. Yalnız, birbirlerine uzaktan uzağa ithamlarda, hakaretlerde bulunurlardı. Fakat, şimdi artan göçmenliklerle Batılı ve Doğulu artık içiçe yaşamakta olduğundan böyle sorunlar ortaya çıkmaktadır.   

               Öyle görülüyor ki bu türlü dinî öğretiler devam ettikçe ve özellikle de batıda bunlar bir ‘düşünce özgürlüğü’ sorunu veya ‘terorist ideolojisi’ olarak alındığı müddetçe ne yazık ki böyle trajediler kaçınılmaz gibi görülmektedir.

               Öyleyse, Batılı sanaçıların İslam’ın resim ve heykel konusundaki duyarlılığını bilmeleri ve anlayış göstermeleri, İslam’ın da resim ve heykel konusunda çağdaş yaşayışla bağdaşmayan hükümlerini gözden geçirmesi temenni edilir.

               Aşağıya, İslâm’daki resim yasaklığı duyarlılığına göre yapılmış bir peygamber minyatürü koydum. Hz. Muhammed’in hayatını anlatan bir kitaptan alınmıştır, bkz. İpşiroğlu (minyatür: 103- Peygamber Hira Dağında, Siyer ün-Nebevî, XVI yüzyıl, İstanbul Topkapı Müzesi kitaplığı (Siyer : Hz. Muhammed’in hayatını anlatan kitap).

 Kaynaklar:

               Başoğlu, Tuncay. “Resim”, Diyanet İslâm Ansiklopedisi içinde, cilt 34, s. 579-582. İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı, 44 cilt.

               İpşiroğlu, M. Ş. İslâmda Resim Yasağı ve Sonuçları. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 1973.

               Kur’an Yolu - Türkçe Meâl ve Tefsir, (Hazırlıyanlar: H. Karaman, M. Çağrıcı, İ. B. Dönmez, S. Gümüş). 5 cilt. Ankara: Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, 2007.

               Kur’ân-ı Kerîm ve Açıklamalı Meâli. (Hazırlıyanlar: A. Özek, H. Karaman, A. Turgut, M. Çağrıcı, İ. B. Dönmez, S. Gümüş). Ankara: Diyanet Vakfı Yayınları, 1993.

               Riyâzü’s Sâlihîn - Metin ve Çeviri (Tasnif: Muhyiddin en-Nevevî) (Çeviri: E. Özafşar, B. Erul). 3 cilt. Ankara: Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, 2013.

 
İletişim E-Posta: - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Zeki Müren’in, Şekip Memduh Bey’in "Gönlümle oturdum da" şarkısını okuyuşu üzerine...
Esin Atıl’ın Levni and the Surname kitabında çalgı adlandırma yanlışlıkları…
ALİ BERKTAY’ın Çevirileri Üzerine,,,
“Güfte İncelemesi -1-“ Kitabının tanıtım ve eleştirisi... İlhami Gökçen
İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu-Mehter [CD Tanıtım ve Eleştiri]…
Şerif İçli’nin iki uşşak şarkısı üzerine...
Zekâi Dede - Sûz-i Dil Mevlevî Âyini [CD Tanıtım ve Eleştiri]
Zekâi Dede - İlâhiler CD Tanıtım ve Eleştirisi…
“Sultan Bestekârlar - Mehter“ CD Tanıtım ve Eleştirisi…
CD Tanıtım ve Eleştiri: Sentez-i Muhabbet / Mücahit Işık
Kaside-i Bürde…
Abdülkâdir-i Merâgî Besteleri - CD Tanıtım ve Eleştiri
CD Tanıtım ve Eleştirisi: “Ajamlar - Acemler -عجملَر“*
Türk Edebiyatında Aruz tutkusu ve pahası (yahut belâsı) ...
CD Tanıtım ve Eleştirisi: Tanbûrî Mustafa Çavuş
Toronto’da Türk Musikisi Konseri - Biraz da Acemî ve Yunanî
Toronto’da "Les Voix du Coeur" konseri var...
IV. Beynelhalk Muğam Festivali ardından…
İslâmda Resim ve Heykel Yasağı
ICTM Makam ve Arap Dünyasında Müzik Çalışma Grupları Ortak Sempozyumu'nun ardından...
TRT Müzik...
Diğer Yazarlar

Seyyal Saraç “Piyano Çalıyorum”kitabı üzerine…
“Üzeyir Hacıbeyli“ yâdıma düştü bugün...
İçimden geldi, yazmak istedim…
Koro sendromu…
Arif Sağ 2018 Röportajından seçmeler…
Müziğin bilimini biraz fazla mı abarttık ne?..
Nihat Doğu'nun Ardından...
Müzikoloji ve Neva Kâr’ın yıldönümü…
Zeki Müren’in, Şekip Memduh Bey’in "Gönlümle oturdum da" şarkısını okuyuşu üzerine...
Günün Sözü
Bunlar tutmuyor ki, tutunuyor…
(Ayhan Sarı)

Yazarlar 
Röportajlar
Frankfurt Musicmesse'de Hohner ve Stephan Wieland ile röportaj…
Frankfurt Müzik Fuarı'nda fabrikası Almanya Trossingen'de bulunan Hohner akordion ve ağız mızıkası  firmasının satış müdürü Stephan Wie...
»
»
»
Tarihte Bugün
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,38ms