Bugün - 21 Nisan 2018 Cumartesi
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.musikidergisi.com Logo
-
İstanbul 28°C
Yazar Detayları

Konuk Yazar

Konuk Yazar - Çalgı yapımında kullanılacak ağaçların yetiştirilmesine önem verilmelidir… Tuğrul Göğüş

Çalgı yapımında kullanılacak ağaçların yetiştirilmesine önem verilmelidir… Tuğrul Göğüş
Yazı Tarihi: 16 Ağustos 2016 Salı

Ülkemiz bunca sorunu bir arada yaşarken bu kaotik ortamda “çalgı yapımında kullanılacak ağaçlar” konusu niye önem taşısın diye içinizden geçirebilirsiniz. Doğru; ülkemiz oldukça zorlu günlerden geçiyor, fakat bizler şimdiden geleceğin planlamasını yapmak ve toplumsal yapıda hiçbir alanda boşluk yaşanmaması için çaba harcamak zorundayız.

Bildiğiniz gibi, ülkemizde artık orman sayılabilecek alanlar çok azaldı. İktidara yakın olan bazı kaynaklar son 30 yılda orman varlığının az miktarda arttığı kanaatini yaymaya çalışsalar da gerçek bunun tam tersidir. Doğal ya da insan eliyle bilinçli olarak çıkartılan yangınlarla, keçi otlatmayla, doğal tahribatla, artan nüfusa yer açmak bahanesiyle, rant elde etmek amacıyla, devletin kasasına giren para miktarını artırmak niyetiyle, kayıtlara geçmeyen yok etme vakalarıyla ormanlarımız ve ağaçlarımız giderek azalmaktadır.

Türkiye, sıcaklık ve yağış miktarları bakımından halen orman yetiştirilmeye müsait bir konumdadır. Ancak, uzun yıllar devam eden tahribat sonucu bugün en iyimser bir ifade ile orman alanlarımız ülke yüzölçümünün % 27.6’sı kadar kalmış bulunmaktadır. (Bkz. https://tr.wikipedia.org/wiki/Türkiye%27deki_ormanlar) Bunların % 49.9’u da verimsiz orman alanı olarak nitelendirilmektedir. (Aynı kaynak).

Ülkemizde sürdürülen yanlış politikalar nedeniyle geleceğe ümitle bakamadığımız açık bir gerçektir. Günümüzde kullanılan çalgıların çok büyük bir bölümü ise ağaçlardan yapılmaktadır. Her ne kadar teknolojinin gelişimiyle birlikte artık çalgı yapımında plastik ve metal gibi ürünlere bir yönelim görülmekteyse de bu malzemelerin kullanımı son derece düşük bir orandadır ve genel olarak son kullanıcıların ağaç ürünlerden vazgeçmeye yanaşmadıkları da ortadadır.

İyi ve kaliteli bir çalgının yapımı için o çalgıyı yapan ustanın el becerisi ve bilgisi önemliyse de malzeme kalitesinin ve niteliğinin de belirleyici olduğu kabul edilen bir gerçektir. İyi malzeme elde edebilmek için ağacın iyi seçilmesi ve dikkatli bir kesim yapılarak malzemenin dokusuna hasar verilmemesi ilk şarttır. İyi malzeme sağlayan ağaçların bir bölümüyse göreceli olarak soğuk koşullarda, yüksek rakımlarda ve yavaş yetişerek damarlarını oluşturmaktadır. Dolayısıyla çalgı yapımcısı yavaş gelişmiş, yıl çeperlerinin sıkı olduğu ağaçları seçmek durumundadırlar.

Bu seçimin iyi yapılması yeterli değildir. Kesim yolu ile elde edilecek levhaların hasar görmemesi, dikkatli taşınması da gerekmektedir. Hayat şartlarının her bireyi ciddi bir geçinme zorluğuna yuvarladığı günümüzde çalgı yapımcıları levhaların kurumasına pek özen göstermemektedirler. Levhalar rüzgar üfleyen fanların ya da vantilatörlerin karşısına konulmakta, hatta bazı yapımcılar sıcak hava üfleme yoluna giderek levhaları son derece hızlı kurutma yoluna gitmektedirler.

Bu konuda uzman bir kişi tarafından iyi seçilmiş ve dikkatlice kesilmiş levhalar doğal kurumaya bırakılmalı, hatta bu kuruma işlemi bir sonraki nesile dahi aktarılmalıdır. İtalyan keman yapımcılarında kuruma işleminin sonraki nesillere bırakıldığı ve yapım sürecinde oldukça yavaş ilerlendiği herhalde boşuna değildir.

Doğal olarak kurutulmuş malzeme yine hassas eller tarafından özenle işlem görmelidir. Bu zorunlu yavaşlık ile geçinme zorlukları birbirine tezat oluşturmaktadır. Diyelim ki her şey olumlu gitti ve titiz bir yapımcı bu malzemeleri elinin mahareti ve beyninde yer etmiş bilgi donanımıyla işledi. Bizler yine de gelecekten endişeliyiz. Nedeni ise, gelecek kuşakların çalgı yapımında kullanabileceği kalitede malzemenin kalmayacağı endişesidir.

İşte tam da bu nedenle öncelikle devlete, yani “T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı”na ve sonra özel girişimcilere, ardından da idealist kişiler ile çalgı yapımcılarına “çalgı yapımına özel ağaçlık alanlar oluşturma” çağrısı yapıyoruz. İdealist kişiler dedim; zira bir ağacın ideal boyutlara ulaşması inanılmaz vakit alır, dolayısıyla hızlı kar arayanların bu alana yatırım yapacağını düşünmek hayaldir.

Bu alanlar oluşturulurken dikkat edilmesi gereken konular:

        1. Hangi çalgı için hangi tür ağaç gerektiği,

     2. Türü saptanmış ağaçların hangi tür topraklarda daha kaliteli yetişeceği,

     3. Bu ağaçların dikimi için alan tahsisi,

     4. Bu ağaçların dikiminde kullanılacak fidanların dikkatli seçilmeleri (genetiğiyle oynanmamış olmaları, DNA yapılarının uluslararası şirketler tarafından haydutça değiştirilmemiş olmaları, bu fidanlar için özel laboratuvarlar ve üretim merkezleri kurulması, dikimlerinin uzman kişilerce yapılması, gerektiği süre kadar bakımlarının ehil ellerde yapılması, doğal yollarla yetişmeleri, suni gübreler kullanılmaması v.b.),

     5. Dikim yapılan arazilerin -başta insan zararlısı olmak üzere- her türlü tehdide karşı özenle korunmaları,

     6. Kesim zamanı geldiğinde ağaç kesimlerinin damar ve levha yapısını çok iyi bilenler tarafından dikkatle yapılması,

     7. Kesilenlerin yerine tekrar ve hemen fidan dikilmesi...

Her ağaç farklı bir iklim ve toprak ortamında yaşar ve gelişir. Bu nedenle ağaçlık ya da ormanlık alan tahsisinde her kentte var olan üniversitelerin “Ziraat Fakülteleri”nden yardım ve fikir almakta yarar bulunmaktadır. Gelişigüzel yerlere yapılacak dikimler sonucu elde edilecek malzemeler, çalgı yapımı konusuna pek fazla katkıda bulunamayacaktır.

Fidanların yetişmesi sürecinde ise özellikle Türk halk ve sanat küğü alanlarında kullanılacak çalgılarımızın artık bir standarda kavuşturulması ve bu konuda bir mutabakat sağlanması zorunludur. Özellikle Türk küğü çalgılarını yapanların değişik boyut, uzunluk ve derinlikte gelişigüzel çalgı yapmalarının önüne geçilmelidir. Sayın Cafer Açın’ın hayli ileri noktalara taşıdığı çalgı yapımında ortak bir standarda ulaşılması, ağaçların kar hırsıyla erken zamanda kesilmelerinin de önüne geçecektir.

1950’li yılların sonunda devlet tarafından çalgı yapımcısı bazı isimlere verilen ağaç kesme serbestisi sağlayan belgeler ne yazık ki bunlardan bazılarınca kötüye kullanılmış, iş odunculara yakacak temini amacıyla bol miktarda ve denetimsiz ağaç katliamına kadar gitmişti. Bu hatalara tekrar düşmemek için özellikle çalgı yapımı için oluşturulmuş alanlardaki ağaçların kesiminde kontrol mekanizması sağlanmalı; vakti gelmemiş, gelişimini tamamlamamış ağaçların kesimine yol açılmamalıdır. Tam tersine son derece denetimli ve hedefli bir yöntem izlenmelidir. Yani bireylerin bu alanlardan kişisel menfaat temin etmeleri engellenmelidir.

Kısacası, gelecekte çalgı yapımında kullanılacak ağaçların çok azalacağı ya da eser miktarda kalacağı düşünülerek vakit kaybetmeden özel dikim alanları oluşturulmalı, her çalgı için son derece bilinçli bir şekilde uygun toprak ve mevsim koşullarında kontrollü ortamlarda ağaç seçilmeli, dikilmeli ve yetiştirilmelidir. Yetişen ağaçların ise dikkatle değerlendirilmesi zorunludur.

Gelecek kuşaklarımız için zaman yitirmeden tedbir alınmalıdır. İleride çalgı yapılacak malzeme kalmadan harekete geçelim.

Tuğrul Göğüş 

Adana - 16.08.2016, Salı

 
İletişim E-Posta: - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Arif Sağ 2018 Röportajından seçmeler…
Kardeş çalgılarımızdan kamança, kemane, gyjak, rebab, ıklığ ve eğitimde ortak kullanım düşüncesi… Zekeriya Başarslan*
Yahya Şerfedinov’un Kaytarma Kitabı Üzerine Bir İnceleme… Yrd. Doç. Dr. Zekeriya Başarslan (*)
Mevlevilik hakkında manifestom… Kudsi Erguner
Uluslararası H.S.Arel ve Türk Müziği Sempozyumu’nun düşündürdükleri: “Mûsıkîmizin polifonize edilme ütopyası artık bitirilmeli…“Salih Zeki Çavdaroğlu
Hüseyin Saadettin Arel Sempozyumu’nun Ardından… Prof. Dr. Gözde Çolakoğlu Sarı
Derleyen kişi türkünün sahibi olabilir mi?.. Burhan Tarlabaşı
Ermukan Saydam Sonsuzluğa Göçtü… Tuğrul Göğüş
TRT TSM Repertarı’ndaki eserlerin kaçta kaçı seslendiriliyor… Bayram Yurdacan (*)
Yeni Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Projesi üzerine… Hüsrev Hatemi
Bir (Neo)Rokoko Üstadı: Tanburi Bestekâr Dürrü Turan… Şelâle Turan
Kronolojik Piyano Tarihi (1700-2005)… Derleyen: Buğra GÜLTEK
Vefatının 21. Senesinde Mûsıkîmizde Bir Ekol İcrâ ve Üslûp Âbidesi: Bekir Sıdkı Sezgin... Salih Zeki Çavdaroğlu
Hulusi Gökmenli (1902-1975 Musikişinas-Gazelhan-mevlithan)... Cemil Altınbilek
Türkiye’deki çoksesli müziğin Atatürk Dönemi ve sonrasındaki durumu… Sabutay Uğur
İsimsiz ama muhteşem insanlar!.. Hıncal Uluç
"Pabucumun sanatçıları ve sahte vicdanları!.." Haşmet Babaoğlu
Zeki Müren düşmanlığı ve kıskançlığının kökenleri… Nihat Genç
Sanatçı İftarındaki Terslikler… Akif Beki
Zararlı ve yararlı musiki dernekleri ile korolar… M. Murat Oto*
İzmir Marşı - Kafkasya Marşı - Gazi Mustafa Kemal Paşa Marşı… Cemal Ünlü
Ela Altın ile Röportaj… Tuba Dere
İstanbul Türk Musikisi Devlet Konservatuarı'nın kuruluşu hakkındaki ikinci yazım… Osman Babuşcu
İkiz Sanat… Fırat Kızıltuğ
Ah siz müziksiyenler, pardon müzik yiyenler, pardon müzisyenler.. Hakan Güngör
İdil Biret'in Adana ÇDSO Konserinin iptali üzerine… Tuğrul Göğüş
Fazıl Say nasıl yetişti?.. Ahmet Say
Tanburi Fahrettin Çimenli… Cemil Altınbilek
Geleneksel Mûsıkîmiz’ in bazı korolarının hâl-i pürmelâli n’ olacak acaba ?.. Salih Zeki Çavdaroğlu
Nüzhe… Günel Şahin Adıgözelova
GTM yaylı çalgıları için tasarlanmış “Gerdirme Sistemli ve Ayarlı Kemençe Yayı“… Dr. Mustafa Aydın ÖKSÜZ (*)
Çalgı yapımında kullanılacak ağaçların yetiştirilmesine önem verilmelidir… Tuğrul Göğüş
Ve Penderecki Yapıtlarını Yönetti*… Seyit Yöre
Dağ fare doğurdu... Müfit Semih Baylan
Diğer Yazarlar

Seyyal Saraç “Piyano Çalıyorum”kitabı üzerine…
“Üzeyir Hacıbeyli“ yâdıma düştü bugün...
İçimden geldi, yazmak istedim…
Koro sendromu…
Arif Sağ 2018 Röportajından seçmeler…
Transistörlü radyodan internet radyosuna ve sonrası…
Yeni bir yayın: Müzikoloji ve “Evliya Çelebi’de Çalgılar“ …
Zeki Müren’in, Şekip Memduh Bey’in "Gönlümle oturdum da" şarkısını okuyuşu üzerine...
Günün Sözü
"Bir cahil için en iyi şey susmaktır. Ne var ki, bunu bilseydi zaten cahil olmazdı."
(Sâdî Şirazi)

Yazarlar 
Röportajlar
Fırat Kutluk “Müzik ve Politika” 20 yıl sonra yeniden…
Ayhan Sarı: Müzik ve Politika’yı 20 yıl sonra yeniden yayımlama fikri nereden çıktı? Fırat Kutluk: Açıkcası hiç aklımda yoktu. ...
»
»
»
Tarihte Bugün
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,23ms