Bugün - 21 Ocak 2018 Pazar
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.musikidergisi.com Logo
-
İstanbul 28°C
Yazar Detayları

Konuk Yazar

Konuk Yazar - Tanburi Fahrettin Çimenli… Cemil Altınbilek

Tanburi Fahrettin Çimenli… Cemil Altınbilek
Yazı Tarihi: 20 Kasım 2016 Pazar

Fahrettin Çimenli’yi 1979 yılında talebesi olduğum ve ilk seneden itibaren, yirmi yıl süreyle, hususi ve umumi musiki meşklerine katıldığım, Hocam Cahit Gözkan’ın(1909-1999) önceleri Salı, sonraları Cuma akşamları icra edilen musiki toplantılarında tanıdım.

Bizden önceki kuşak talebelerden, Udi ve Kemani Ş. Ünal Ensari(1937-2016), Kemani Oktay Özkazanç (d.1937), Kanuni Artemiz Biricik(d.1938) ve Tanburi Fahrettin Çimenli(d.1933),  dört arkadaş olarak 1956-1959 arası yıllarda Cahit Hoca’ya devam etmeye başlamışlar ve Hoca’nın 1999 yılındaki vefatına kadar, kırk yılı aşkın süre de, bu Hoca-Talebe ilişkisi, adeta baba-oğul ve dost halkası halinde devam etmiştir.

Bu vesile ile benim de musikide ağabeylerim olan Fahrettin Çimenli ve arkadaşları hakkında otuz yılı aşan dostluk içinde kulağımda kalan hatıralardan birkaçını aktarmak isterim. Şöyle ki;  Ünal, Oktay ve Artemiz’den oluşan bu üçlü, önceleri Üniversite öğrencisi olarak Fatih Camiinin avlusunda bulunan bir kamu yurdunda kalıyorlar, bir taraftan da İstanbul Üniversitesi Korosuna devam ediyorlar. Bu sırada bağlama çalmakta olan Fahretin ile tanıştırılıyorlar. Bağlama ile kendilerine kusursuz refakat eden Fahrettin Çimenli’yi önce yadırgıyorlar, sonrada senin tanbur çalman gerekir diye düşünerek, Kumkapı Nişanca’da ney ve diğer enstrümanlar icra ve imal eden, Neyzen Salih Dede’nin torunu olan Agâh Dede’nin dükkanına götürüyorlar. Fahrettin’i dinleyen Agah Dede, yüksek bir rafta duran tozlu bir tanburu Fahrettin’e indirtiyor, bakımını yaparak, çaldırıyor. İlk defa eline aldığı tanburu çalışından hayrete düşen Ağah Dede, para-pul lafı bile etmeden, “al bu tanbur senin, götür” diye Fahrettin’e  veriyor.

Bilahare Yenikapı civarında bir fırının üst katındaki Fahrettin’in yaşadığı küçük bir daire, Üniversite ve Koro dışındaki zamanlarında, bilhassa cumartesi ve pazar günlerinin tamamında, bu dörtlünün müzik icra ettikleri mekan oluyor.

İlk önce Cerahpaşa Camii imamı Hafız  İsmail Karaçam Ünal Ensari’yi, kabiliyetli bir genç diye Cahit Hocanın evinde yapılan fasıllara götürüyor ve kendisi ile tanıştırıyor. Sonrasında da Ünal Ensari, musiki arkadaşları olan, Artemiz, Oktay ve Fafrettin’i, Hoca Cahit Gözkan’ın evinde yapılan fasıl akşamlarına götürüp, tanıştırıyor. İlk gittiklerine gençler hazırladıkları Neveser peşrev ve saz semaisi icra ediyorlar. Hazır olan misafirler kendilerini dinliyor ve tebrik ediyorlar, üzerine Cahit Hoca bir Neveser Taksim ediyor. Ki, bu defa gençler hayranlıklarından şaşırıp kalıyor ve mahcubiyetten ne yapacaklarını bilemiyorlar, nasıl biz böyle bir ortamda saz çaldık diye utanıyorlar. Böylece kırk yılı aşacak bir hoca-talebe münasebeti başlıyor, Üniversite Korosu, Ağah Dede’nin dükkanı, Fahrettin’in odası ve Cahit Hocanın musiki toplantıları içinde yetişiyorlar.

Hoca Cahit Gözkan’ın evinde yapılan musiki meşkleri,  ananeye uygun olarak, geçilen eserler içinde, form, usul,  makam ve taksim kritikleri ve uygulamaları şeklinde cereyan eder. Sohbet bahsinde ise, eslafa dair musiki hatıraları nakillerinden, gündelik meşgalelerin paylaşımına kadar uzanırdı. Talebelerin dışında misafirlerin de katıldığı, umumi fasıl akşamlarında ise, daha önceden hazırlanmış takımlar geçilir, taksimler edilir, sololar dilenirdi.

İşte böyle meşk günlerinden birinde sazlarında ilerlemiş olan dört arkadaş Radyo kadrosuna girmek isteklerini aşikâr ederler ve Hocalarından destek isterler. Bu dönemde Radyoda saz eserleri programları yapan ve musiki muhitinde, Radyonun kurucusu Mesut Cemil’den, Türk Müziği bölümünün başına getirilen Ulvi Ergüner’e yakın arkadaşlıkları bulunan,  Cahit Gözkan ve Yekta Akıncı Hocalar,  Üniversiteli olan Ünal, Artemis ve Oktay’a yüksek tahsil yaptıkları mesleklerini ifa etmeleri, musikiyi amatörce yapmaları gerektiğini ifade etmişler.  Sadece Fahrettin Çimenli’nin o sıralarda “singer” markalı dikiş makinaları firmasında çalışıyor olması sebebiyle, profesyonel musiki hayatına geçmesini uygun görmüşlerdir. Zira büyük Hocaları Ahmet Mükerrem Akıncı ve Kanuni Mehmet Bey’in, “ musikinin ticari bir iş olarak görülmemesi” yönünde vasiyetlerine, hep uymuşlardır.

Fahrettin Çimenli Ağabeyimiz, İstanbul Radyosundaki ve Devlet Korosundaki görevleri yanında piyasanın da aranan sazendesi olması sebebiyle, çok yoğun bir musiki hayatı içinde bulunmasına rağmen, Hoca Cahit Gözkan’ın evinde icra edilen geleneksel ev fasıllarına iştirak eder ve mutlaka ara taksimlerinden birini de icra ederdi. Fahrettin Ağabeyin taksim ettiği sırda Ünal Ensari Ağabeyimizin yanında oturduğu Cahit Hoca’nın kulağına eğilip, “ Hocam Fahrettin Taksim etmede ne kadar ilerledi, değil mi?” sualine, Hocanın da “ evet çok iyi oldu.” Cevabını, yanlarında olduğumdan duyanlardanım.  Sonralarında Fahrettin Çimenli ve Ş. Ünal Ensari’nin ikili icralarını, hafızasında ve arşivinde en güzel kayıtlar olarak taşıyacak olanlar arasındayım.

Nitekim “Fahrettin Çimenli ismi, Taksim Meydanına verilse yeridir.” Diye, hakkında makale yazılması boşuna değildir. Ayrıca Musiki muhitlerinde vakur ve beyefendi tarzını hep korumuştur.

Altı bin civarında eseri ezberinde taşıyan, İstanbul Radyosu kayıtlarında bin civarında ara taksimi bulunan, bilhassa günümüzde icrası çok azalmış saz eserlerini, eksiksiz icra edebilen, baskıları kusursuz, mızrabı ve yayı çok temiz ve güçlü olan Fahrettin Çimenli bulunduğu saz heyetlerinde, hep baş sazende olarak görülmüştür.

Şimdilerde ise ilerlemiş yaşına ve sağlık sorunlarına rağmen, Kadıköy Atölye Sanat ’da geleneksel Cuma meşklerinde beraber olmaktan gurur duyduğum Ağabeyim Fahrettin Çimenli, saz heyetimizin yine baş sazı olarak musiki icrasına devam ediyor.

Bu vesile ile Fahrettin Çimenli Ağabeyime, sağlık, afiyet ve uzun ömürler dilerim.

Kasım 2016

Cemil Altınbilek                          

*Hakkında hazırlanan anı kitap vesilesi ile kaleme alınmıştır.

 
İletişim E-Posta: - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Mevlevilik hakkında manifestom… Kudsi Erguner
Uluslararası H.S.Arel ve Türk Müziği Sempozyumu’nun düşündürdükleri: “Mûsıkîmizin polifonize edilme ütopyası artık bitirilmeli…“Salih Zeki Çavdaroğlu
Hüseyin Saadettin Arel Sempozyumu’nun Ardından… Prof. Dr. Gözde Çolakoğlu Sarı
Derleyen kişi türkünün sahibi olabilir mi?.. Burhan Tarlabaşı
Ermukan Saydam Sonsuzluğa Göçtü… Tuğrul Göğüş
TRT TSM Repertarı’ndaki eserlerin kaçta kaçı seslendiriliyor… Bayram Yurdacan (*)
Yeni Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Projesi üzerine… Hüsrev Hatemi
Bir (Neo)Rokoko Üstadı: Tanburi Bestekâr Dürrü Turan… Şelâle Turan
Kronolojik Piyano Tarihi (1700-2005)… Derleyen: Buğra GÜLTEK
Vefatının 21. Senesinde Mûsıkîmizde Bir Ekol İcrâ ve Üslûp Âbidesi: Bekir Sıdkı Sezgin... Salih Zeki Çavdaroğlu
Hulusi Gökmenli (1902-1975 Musikişinas-Gazelhan-mevlithan)... Cemil Altınbilek
Türkiye’deki çoksesli müziğin Atatürk Dönemi ve sonrasındaki durumu… Sabutay Uğur
İsimsiz ama muhteşem insanlar!.. Hıncal Uluç
"Pabucumun sanatçıları ve sahte vicdanları!.." Haşmet Babaoğlu
Zeki Müren düşmanlığı ve kıskançlığının kökenleri… Nihat Genç
Sanatçı İftarındaki Terslikler… Akif Beki
Zararlı ve yararlı musiki dernekleri ile korolar… M. Murat Oto*
İzmir Marşı - Kafkasya Marşı - Gazi Mustafa Kemal Paşa Marşı… Cemal Ünlü
Ela Altın ile Röportaj… Tuba Dere
İstanbul Türk Musikisi Devlet Konservatuarı'nın kuruluşu hakkındaki ikinci yazım… Osman Babuşcu
İkiz Sanat… Fırat Kızıltuğ
Ah siz müziksiyenler, pardon müzik yiyenler, pardon müzisyenler.. Hakan Güngör
İdil Biret'in Adana ÇDSO Konserinin iptali üzerine… Tuğrul Göğüş
Fazıl Say nasıl yetişti?.. Ahmet Say
Tanburi Fahrettin Çimenli… Cemil Altınbilek
Geleneksel Mûsıkîmiz’ in bazı korolarının hâl-i pürmelâli n’ olacak acaba ?.. Salih Zeki Çavdaroğlu
Nüzhe… Günel Şahin Adıgözelova
GTM yaylı çalgıları için tasarlanmış “Gerdirme Sistemli ve Ayarlı Kemençe Yayı“… Dr. Mustafa Aydın ÖKSÜZ (*)
Çalgı yapımında kullanılacak ağaçların yetiştirilmesine önem verilmelidir… Tuğrul Göğüş
Ve Penderecki Yapıtlarını Yönetti*… Seyit Yöre
Dağ fare doğurdu... Müfit Semih Baylan
Diğer Yazarlar

Necdet Levent, ışığını bizlere miras bıraktı...
Atatürk'ün kendi sesinden bir türkü plağı var mıdır?..
Müzisyen kardeşlerime 2018 …
Hamburg ELB PHİLHARMONİE konser binasını gezmek ister misiniz?
Mevlevilik hakkında manifestom… Kudsi Erguner
Müzikolojinin temeli “1. derece kaynak“ bilgileridir…
Türkiye’de, Alanında “İlk ve Tek” Olacak “Müzik Üniversitesi” Fikri, Nasıl Oldu da “İkinci” Güzel Sanatlar Üniversitesi Haline Getirildi?
Müzikolojide ve Müzikte Sürrealizm
Esin Atıl’ın Levni and the Surname kitabında çalgı adlandırma yanlışlıkları…
Günün Sözü
Halk kaç türkümü biliyorsa, benim eser sayım odur...
(Neşet Ertaş)

Yazarlar 
Röportajlar
Ela Altın ile Röportaj… Tuba Dere
Röportajın devamı için bkz: http://www.musikidergisi.com/yazar-242-ela_altin_ile_roportaj%E2%80%A6_tuba_dere.html ...
»
»
»
Tarihte Bugün
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,34ms