Bugün - 21 Haziran 2018 Perşembe
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.musikidergisi.com Logo
-
İstanbul 28°C
Yazar Detayları

Ayhan Sarı

Ayhan Sarı - GTM amatör koroları faydalı mı, zararlı mı?..

GTM amatör koroları faydalı mı, zararlı mı?..
Yazı Tarihi: 12 Ocak 2016 Salı

Geleneksel Türk müziğinde toplu söyleme geleneğinin olup olmadığı tartışıladursun, günümüzde giderek yaygınlaşan amatör GTM topluluklarının icra ettikleri müziğin hangi tür söyleme alanına girdiği hususunda değişik bakış açılarının oluşmaya başladığına tanık olmaktayız. 

Koro söyleme mi, toplu söyleme mi, hobi/sosyal söyleme mi?..

Sadece İzmir'de 350 dolayına, Türkiye genelinde ise 5000'e ulaşan GTM amatör korolarının sayısının giderek artması sevindirici bir gelişme addedilebilecek iken, müzik anlayışının ve icra edilen müziğin seviyesinin giderek düşmesi, beraberinde sorgulanması gereken olguları da getirir olmuştur.

Koro terimiyle Muzıka-i Humayun’da "kırbaç kullanma yetkisi dahil" görev yapmak üzere davet edilen Giuseppe Donizetti'nin İtalya'dan çağırdığı müzik insanları sayesinde tanıştık ve Osmanlı Sarayı'nda üç-beş kişi toplaştık, birlikte şarkılar söyledik. İlk koroyu halk önünde 09 Eylül 1920’de Tanburi Cemil Konseri’nde;  ilk defa Ali Rıfat Çağatay (1869-1935) yönetti ve ardından Darülelhan’da Hoca Ziya Bey geldi.

Koro tanım manasında korist sayısı, koristlerin ses türü, ses kapasitesi ve entonasyon bakımından kendi içinde ayarlı/dengeli, teksesli ya da çoksesli müzik yapıtlarını seslendirir. Korolar toplumun sosyal yaşamına katkıda bulunurlar. Kimisi çalgı eşliğinde, kimisi eşliksiz yani “a capella”dır.

Bizim GTM koroları bulunuveren sayıda çalgılı olanlarına girerler.

Koro üyesi koroya tabidir, olmalıdır.  Öyle solistik özelliklerini koro içi söyleyişinde sergileyemez. Bireysel değildir. Olamaz. Bizim GTSM korolarında herkesin solist kimliğinde davranma eğilimli oldukları bilinir. Oysa koro; o topluluğu oluşturan insan seslerini dev bir insanın tek sesine dönüştürür/dönüştürmelidir. Şarkının/yapıtın güzelliklerini tüm yönleriyle ortaya çıkaracak yorumu izleyiciye aktarır/aktarmalıdır.

Korist, solist kişiliğinden doğan bazı özellikleri, diğer koristlerle birlikte yorumladığı esere ekleyemez. Çünkü, tüm koronun aynı şeyleri, aynı zamanda düşünmesi ve yapması gerekir ki bu da her üyenin yöneticisine ve topluluğuna tam uyum sağlamasıyla mümkündür. Disiplinsiz koro olamaz. Olanlarını "hobi korosu veya laylaylom korosu" diye tanımlıyoruz. Koroda her üyenin toplu söyleme kurallarına kesinlikle uymak zorunluluğu vardır. Koristlerin -mantıklı manada- koro şefinin tüm hareket, jest ve mimiklerini izlemek ve onunla tam bir ilişki kurmanın yanında, birlikte müzik yaptığı arkadaşlarını da dinlemesi; izlemesi ve söylediği sürede uyum içinde kalması koral söylemenin birinci gereğidir. Koro şefinin müzikal kişiliği ve koristlerin bütününün performansı koronun icra yansımasını belirler.

Tıpkı şimdiki amatör GTM korolarında ters manada belirlediği gibi.

Amatör GTM  koroları daha düne kadar "benim derya musikim, biz Türk musikisinin koruyucusuyuz" söylemleriyle çalışmalara gider iken içi hiçbir zaman doldurulamamış bu sözde muhafazakar söylemler bugün yerini "keyif benim, sanat benim, kime ne" ye bıraktırılmış durumdadır.

Onlar "..size ne oluyor, bu müziğin tapusunu mu aldınız? Biz biraraya geliyor, kendi müziğimizi kendi seviyemiz ölçüsünde yapıyor, konserimizi veriyoruz. Salonumuzu -arkadaş, ahbab, akrabalarımızla da olsa- dolduruyoruz. Repertuarımızı -ister GTSM, ister popüler müzikten olsun- kendimiz seçeriz." demektedirler.

GTSM'de repertuar tartışması 20.yy ikinci yarısından bu yana zaten hep süregelmiştir.

Yeni bir "Pruning strateji" mi? Yani bir takım güçlerin kültürel kökeni zayflatmak amacıyla bilinçli olarak kötü yöneticiyi başa getirmesi... (Bkz: http://www.musikidergisi.com/yazar-19-geleneksel_turk_muziginde_pruning_strategy....html)

Hele geçen gün Facebook'ta gördüğüm, -tepkim üzerine şimdi silinmiş halde olsa da kaydı bir arkadaşımda mevcut bulunan- Antalya'da üstelik çok önemli devlet güvenlik kurumumuz korosunu, mini şortlu bir bayanın sallanarak "Havam yerinde alaturkam oldun, oynamadan duramam" şarkısı icrasında yönetmesi, bu şarkıyı da repertuarlarına aldıklarını söylemesi, amatör GTM koroları hakkında gelinen son nokta olarak kayda geçmiştir.

Söz konusu örnek, yazımıza konu olan günümüz GTM amatör korolarını "Havam yerinde alaturkam oldun, oynamadan duramam" söylemiyle çok güzel özetlemektedir.

Bu koroların ismi artık "Havam yerinde alaturkam oldun, oynamadan duramam" koroları olma yolunda mıdır?

Geleneksel Türk musikisinin tarihi geçmişi düşünüldüğünde bu yola tüm amatör GTM korolarını dahil etmek tabii ki mümkün değildir. Amatör korolarımızın aralarında Türk musikisine gerçekten, hakkıyla hizmet etme amaçlı olanlarının bulunduğunu ayrıca belirtmek gerek..

*   *   *

Gözlemlediğimiz genel gidişat böyle. Artık çoğu nitelikli şef ve müzisyen, kurumlar iyi bir koro oluşturmak için yeterli koşulları sağlamadığı ve yeterli koro üyesi bulamadığı için GTM korosu yönetmiyor. 

Gidişatta birinci sorun bu alandaki başıboşluk olarak tesbit edilmekte, öncelikle şefin sanatsal yeterliği ve müzik anlayışı birinci sorun olarak gözlenmektedir. İkinci olarak eşlik eden müzisyenlerin icracılık düzeyi. Üçüncü ise korolara dahil edilen kişilerin herhangi bir müzik yeteneği ön yoklamasına tâbi tutulmamalarıdır.

Yıllar önce yazdığımız "Her ile değil, her ilçeye devlet destekli amatör koro- http://www.arsiv2007.musikidergisi.net/?p=138" başlıklı yazımızda konservatuar mezunu şef ve  normal düzeyde üç müzisyene haftada iki kez bir-iki saat çalışma karşılığı 500-1000TL aylık olmak üzere  toplamda 2000-3000TL ücret  ile bu koroların seviyesinin yükseltilebileceğini dile getirmiştik.

Sorun aynı zamanda bu müzik ile uğraşan insanların seviyesi meselesidir. Bu seviye Türkiye insanının kültürel seviyesinin bir yansıması, geldiği, getirildiği durumun bir göstergesidir.

"Hammadde bu abi" genel Türkiye söyleyişi burada da geçerlidir.

Gün umursamazlık, kontrolsüzlük sonucunda gele gele seviyesizliğe dayanmış gibidir. Belediye, kurum, kuruluşlar vs şefi seçmede seçkin davranmamaktadır. Dolayısıyla süreç daha baştan tamir edilemez hal almaktadır.

Ve gelinen son nokta amatör GTM korolarımızın kentsel dönüşümüne ihtiyaç olduğudur.

Koro elemanı sayısının kaç olduğundan ziyade, izleyiciye yansıttığı müziğin -tıpkı gecekondu bölgelerimizin kentsel dönüşümüne duyduğu ihtiyaç gibi- işlevsel dönüşümüne ihtiyaç duyulmaktadır.

Zira koro söyleme, toplumda yaşama isteğini artıran önemli sosyal kurumlardan biridir.

Birleştirir, insanlaştırır...

 

 

 

 

 

 

 

 

 
İletişim E-Posta: - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz

mehmet yakartepe()
ne kadar güzel yorumlamışsınız. emek ve fikirlerinize çok teşekkür ederiz
Gönderilen Tarih - 23 Ocak 2016 Cumartesi (21:28)  
sabire güleç()
evet sosyal aktivite olarak görerek katıldığımız het tür müzik alanında oluşan koro çalışmaları yapılan müziğin kalitesini zedelemeden yapılan hataları en aza indirerek sunumda izleyiciye kaliteli bir müzik şöleni yaşatmak olmalıdır. buda gerçekten ehil bir koro şefiyle mümkündür. lakin ne yazıktırki ticarete dönüştürülmüş bir duruma gelmiş belki kendince çok güzel icra ettiği müzik enstrimanı dışında topluluğa müzik eğitimi verebilecek bir eğitmen olması kanaatindeyim. tabiki bunun yanında yapılan sunumunda özenle yapılması gerekmektedir.
Gönderilen Tarih - 18 Ocak 2016 Pazartesi (14:44)  

Diğer Yazıları

Müziğin bilimini biraz fazla mı abarttık ne?..
Transistörlü radyodan internet radyosuna ve sonrası…
Müzikolojinin temeli “1. derece kaynak“ bilgileridir…
Tanbur çalgısını unutturanlar…
Toplumsal sorunlarımızı halletmeden temel müzikal sorunlarımızı çözemeyiz…
Türkiye’de Batı müziği olmasaydı, GTM kurumları olmazdı…
Müzik Üniversitesi’nden 2. Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne…
Çanakkale Korolar Festivali'nin ardından…
7’sinden 70’ine Türk müziği bütünlüğünde saplantılar/bölünmeler...
El yordamı müzikologları…
“Frankfurt Musikmesse - 2017“ izlenimleri…
Hobi koroları...
Çanakkale'de ateşe kalkmak…
Korolar Festivali'nde ilk kez Geleneksel Türk Müziği Koroları da sahne alacak…
Türkiye'de çalgı yapımcılığı mesleği üzerine...
Türkiye Koro Festivalleri tarihinde bir ilk: Çanakkale Korolar Festivali'ne GTM koroları da katılıyor…
“Geleneksel Müzik Konservatuarı“ üzerine yazmıştık…
Musiki Dergisi akademik teşvik kriterlerini karşılamamaktadır…
Düşen uçaktaki Kızılordu Korosu ve Koro Söyleme üzerine…
Plaklar, 20. yy. müziğinin tanıkları…
Osmanlı Muzika-yı Humayun ve Pakistan Cumhurbaşkanlığı Orkestrası…
Türk Musikisi Federasyonu'nun İstanbul'da toplanması üzerine...
GTM'de melek üçgeni…
Devlet Korosu Şefinin Yaşamsal Anatomisi…
Sanatta ücret iadesi…
Koro müziği yükselen değer...
Bravo Sayın Başkan…
Biri okunmuyor, birine yazı gelmiyor...
Devlet Kültür Paketi 2016 ve 2007 tarihli yazımız: “Her ilimize değil, her ilçemize yarı profesyonel koro“…
Geleneksel Türk müziğinde “Açı“ …
Orhan Gencebay ile TMDK'da söyleştik…
Müzik varsa müzik eleştirmeni de vardır...
Doğudan müzik ithaline beş kala...
Ayrıştırmak lazım…
Emek Sineması restorasyonu tamamlandı…
GTM amatör koroları faydalı mı, zararlı mı?..
Fotoğraftan “Ortak Kültürel Coğrafya Orkestrası“na…
Beş maddenin çağrıştırdıkları…
Müzikte ilk ve orta öğretim…
Öykünmeden intihale...
İyi ki Devlet Koroları var...
II. Kanun Sempozyumu ve Festivali ardından...
Divan Orkestrası...
Sokaktaki sevgisizlik...
Misafir sanatçılar için Muhalefet'ten kanun teklifi...
Panayot Abacı belgelediği dönemi kapattı…
Türk keman virtüözü Muhammed Yıldırır’ın Guinnes rekoru…
Müzik ile tedaviden heavy metalcilerin aklanmasına...
“Şarkı / Beste Yarışmaları“ sonuçlarının toplum yansımaları…
Bitlisli elektro gitar yapımcısından, İzmirli metal profil saplı bağlama yapımcısına...
Ali Rifat Çağatay, Şark Musiki Cemiyeti, Süreyya Paşa...
Seçim 2015'de partilerin müziğe yaklaşımı...
Geleneksel Türk müziğinde repertuar dersi nasıl olmalı?..
Yegane dostları okumayanlardır...
Şeyh El Ud, Suudi Arabistan’da…
Türk pop müziğini arabeskten sıyıran besteci: Kayahan...
Eski gazinolara özlemin konseri...
Geleneksel Türk müziği çalgılarınca oluşturulmuş çoksesli oda müziği kümeleri ve uluslararası sergileme bilinci...
Her ile değil, her ilçeye yarıprofesyonel korolar...
Musiki kelimesinin şapkacıları...
Müzik uğraşanlarını değerlendirme boyutu...
Ben pişirdim, sen ye!..
Kültürün ekonomiye katkısı…
“La” nasıl oldu “Neva” ?..
Müzik ağaçlarından filizlere çabalar…
Geleneksel Türk müziğinde 'Pruning' strategy ...
Devlet Korosu Şefinin Yaşamsal Anatomisi...
Nerde o “Hayal Gibi Ezgiler“...
Sempozyum dönüşü...
Eurovision'dan Turkvision'a değişen nedir?..
Bağlama satılan ilk TV reklamı...
Notayı konuşturamayanlar...
Cumhuriyet müzik tarihimizdeki dargınlıklardan güncel kesit...
Diğer Yazarlar

Seyyal Saraç “Piyano Çalıyorum”kitabı üzerine…
“Üzeyir Hacıbeyli“ yâdıma düştü bugün...
İçimden geldi, yazmak istedim…
Koro sendromu…
Arif Sağ 2018 Röportajından seçmeler…
Müziğin bilimini biraz fazla mı abarttık ne?..
Nihat Doğu'nun Ardından...
Müzikoloji ve Neva Kâr’ın yıldönümü…
Zeki Müren’in, Şekip Memduh Bey’in "Gönlümle oturdum da" şarkısını okuyuşu üzerine...
Günün Sözü
Geleneksel Türk müziğinde amaç, müziği değiştirmek değil, rayına oturtmak olmalı...
(Ayhan Sarı)

Yazarlar 
Röportajlar
Frankfurt Musicmesse'de Hohner ve Stephan Wieland ile röportaj…
Frankfurt Müzik Fuarı'nda fabrikası Almanya Trossingen'de bulunan Hohner akordion ve ağız mızıkası  firmasının satış müdürü Stephan Wie...
»
»
»
Tarihte Bugün
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,38ms