Bugün - 14 Aralık 2018 Cuma
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.musikidergisi.com Logo
-
İstanbul 28°C
Yazar Detayları

Ayhan Sarı

Ayhan Sarı - Ben pişirdim, sen ye!..

Ben pişirdim, sen ye!..
Yazı Tarihi: 13 Şubat 2015 Cuma

Yavuz Gül Almanya'da uzun yıllar elektrik mühendisliği yapmış, sonra Türkiye'ye dönerek İzmir'e yerleşmiş. Ünlü markalarının elektrikli ürünlerinin ar-ge ve test aşamaları üzerine işini burada devam ettiriyor. Sıkı bir Orhan Gencebay hayranı. Bağlama çalgısı ise vazgeçilmezlerinden...

Gencebay etkisinden olsa gerek, elindeki mevcut bağlamalar ile kulağındaki tınıyı bir türlü yakalayamamış. Sonunda da kendi bağlamasını yapmaya karar vermiş. Ve lavtanın teknesi ile bağlamanın sapının birleşmesi şeklinde özetliyebileceğimiz bir çalgıyı yaptırmak için İzmir'de çalgı yapımcılarının yollarını tutmuş. Yaptıra boza 100'e yakın çalgı yaptırmış. Bu imalatlara İzmir'de bulunduğum yıllarda ben de tanık olmuştum. Yeni çalgısının ismine "Divane" demişti. Sonunda baktı ki bu iş çalgı yapımcılarına ısmarlama yoluyla olmayacak. Kendi atölyesini açtı. Atölyesinde çalgı yapımcısı kalfaları çalıştırmaya başladı. Her yaptığı çalgıda yeni bir bilgi öğrendi, yeni tesbitlerde bulundu. Paralar harcadı. Bu arada birçok kez verdiği paranın karşılığını alamadı. Bu araştırmaları ve yeni çalgı deneme yapımları arasında 10 yılı geçti...

Vazgeçmedi.

Ve Yavuz Gül o zamana değin yapılmamış "Metal Profil Saplı Bağlama"ya ulaştı. Artık bağlama daha dayanıklı, daha hafif, daha güzel tınılı ve daha işlevsel olmuştu.

Başarmıştı ama her başarı beraberinde yeni soruları getirdi. Daha ileri diyordu.

Belli bir aşamaya geldiğine inandıktan sonra çalgısını Almanya'ya götürdü. Oradaki Dresden Üniversitesi Çalgı Yapım Enstitüsü ses fiziği labaratuarlarında çalgısının tüm fiziksel ses ölçümlerini yaptırdı. IFM Test Raporu aldı (Bkz: www.ifm-zwota.de). Yani sadece çalgıyı yapmakla kalmamış, çalgısının seslerini selenbilimsel olarak analiz ettirmişti. Doğuşkanları, doğuşkanların asal sayıda olanlarının tını açısından önemini öğrendi.

Bütün bunlardan, yıllardan sonra Türk Patent Enstitüsü'ne müracaatta bulunarak çalgısının gerekli tescil ve patent belgelerini aldı.

Türkiye'de çalgı patenti kaydettiren ilk yapımcılardan biri oldu.

Yavuz Gül çalgısına yeni bir yapı, tını kazandırarak geleneksel Türk müziğine de hizmette bulunmuştu. Geçen on yıl boyunca hep harcamış, hiç kazanmamıştı. Diğer mesleğinden kazandıklarını bu çalgıya yatırmıştı.

Çalgı yapımcılığının içine girdikçe daha çok sevdi.

Artık kendisi usta olmuştu. 

* * *

Tam çalgısını ortaya çıkarmaya kanaat getirmiş, buluşunu kendi web sitesinde yayınlamış, ürününü henüz pazarlamıştı ki:

İzmirli uyanık bir çalgı yapımcısı Yavuz Gül'ün imal ettiği bir "Metal Profil Saplı Bağlama" çalgılardan birini edindi. Söktü, açtı, içine baktı. Bundan ben de yaparım dedi ve sıra sıra "Metal Profil Saplı Bağlama"lar taklit ederek reklamını yaymaya, satmaya başladı.

*   *   *

Bunu haber alan Yavuz Gül kendisini telefonla arıyor, Çiğli'deki atölyesine konuşmaya gidiyor. Ve duruma bakın ki adam sanki haklı imiş gibi elinde sopa, ağzında küfürler ile Yavuz Gül'ün üzerine yürüyor.

Yavuz Gül dava açıyor ve bir gariplik de burada başına geliyor. Devlet, Gül'e patentini koruyabilmesi için 25.000 TL yatırması gerektiğini söylüyor. O da yatırıyor. Derken bu dava için harcadığı para 35.000 TL'yi buluyor.

*   *   *

Yıllarca uğraş, yeni bir çalgı üretmeye çalış. Ama öyle "ben yaptım oldu" anlayışında değil. Herşeyiyle bir bütün olan kendi güzelliğinin ağırlığında  "Metal Profil Saplı Bağlama" yani "Divane"ler üret.

Sonrasında kendin deli "Divane" ol.

*   *   *

Bunları duyduktan sonra geçmişte yaşadıklarımız; Edirne Devlet Türk Müziği Topluluğu Genel Yönetmenliğimiz sırasında topluluk tarihi binasını alışımız ve devletten ödenek almadan imece usulüyle restore ettirişimiz, üç ay sonraki hükümet değişiminde binaya konmak isteyen müdür olma heveslisi bir işadamı katkılarıyla yerel politikacılar tarafından görevden alınmak istenişimiz ve benzer konularda duyduklarımız, tanık olduklarımız hatırımıza geldi.  

Müzik uğraşanları olarak çevremizde gelişen haksızlıklara duyarlığımızı gösterip gösteremediğimizi düşündüm.

Bu olay birşeyler yapmaya çalışıp da başına gelmedik kalmamış müzik uğraşanlarımızdan sade bir tanesi idi.

Geçmişte neler yaşanmamıştı ki?

Çoğu yazılmadı. Yazılmadığı için ders de alınmadı. Gelecek kuşaklara aktarılamadı.

Bu fikrî hırsız çalgı yapımcısı gibi yapanın yanına kâr kaldı.

Bu mücadele bir başlangıç olabilir mi?

Haklı hakkını koruyabilir mi?

Müzik uğraşanı meslekdaşlar ilgilenir mi?

*   *   *

Konu devam edecek gibi görünüyor...

___________________________________________________

Ayhan Sarı "Ben pişirdim, sen ye!.." www.musikidergisi.com

 

 

 
İletişim E-Posta: - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz

Hüseyin Durud()
Gerçekten acınası bir durum. Saz ekibi kurduğumda böyle haksızlıklar bana da yapıldı..Ritimciyi yetiştiriyorum, Beleşçi saz ekipleri kapıyor.. Ne çektim ne.. Bir Allah biliyor....
Gönderilen Tarih - 25 Aralık 2015 Cuma (08:35)  

Diğer Yazıları

Müzikte batılılaşma travması “tedavi“ edilebildi mi?..
Türkiye'de Türk Müziği Orkestrası'nı yönetecek şef var mı?..
Topluluktan orkestraya...
Geleneksel Türk müziği tarihine ışık tutacak bu yazı ne zaman yazılmış?..
Para karşılığı akademik yayınlar skandalı…
III. Kuzey Kıbrıs Korolar Festivali’nin ardından...
Müziğin bilimini biraz fazla mı abarttık ne?..
Transistörlü radyodan internet radyosuna ve sonrası…
Müzikolojinin temeli “1. derece kaynak“ bilgileridir…
Tanbur çalgısını unutturanlar…
Toplumsal sorunlarımızı halletmeden temel müzikal sorunlarımızı çözemeyiz…
Türkiye’de Batı müziği olmasaydı, GTM kurumları olmazdı…
Müzik Üniversitesi’nden 2. Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne…
Çanakkale Korolar Festivali'nin ardından…
7’sinden 70’ine Türk müziği bütünlüğünde saplantılar/bölünmeler...
El yordamı müzikologları…
“Frankfurt Musikmesse - 2017“ izlenimleri…
Hobi koroları...
Çanakkale'de ateşe kalkmak…
Korolar Festivali'nde ilk kez Geleneksel Türk Müziği Koroları da sahne alacak…
Türkiye'de çalgı yapımcılığı mesleği üzerine...
Türkiye Koro Festivalleri tarihinde bir ilk: Çanakkale Korolar Festivali'ne GTM koroları da katılıyor…
“Geleneksel Müzik Konservatuarı“ üzerine yazmıştık…
Musiki Dergisi akademik teşvik kriterlerini karşılamamaktadır…
Düşen uçaktaki Kızılordu Korosu ve Koro Söyleme üzerine…
Plaklar, 20. yy. müziğinin tanıkları…
Osmanlı Muzika-yı Humayun ve Pakistan Cumhurbaşkanlığı Orkestrası…
Türk Musikisi Federasyonu'nun İstanbul'da toplanması üzerine...
GTM'de melek üçgeni…
Devlet Korosu Şefinin Yaşamsal Anatomisi…
Sanatta ücret iadesi…
Koro müziği yükselen değer...
Bravo Sayın Başkan…
Biri okunmuyor, birine yazı gelmiyor...
Devlet Kültür Paketi 2016 ve 2007 tarihli yazımız: “Her ilimize değil, her ilçemize yarı profesyonel koro“…
Geleneksel Türk müziğinde “Açı“ …
Orhan Gencebay ile TMDK'da söyleştik…
Müzik varsa müzik eleştirmeni de vardır...
Doğudan müzik ithaline beş kala...
Ayrıştırmak lazım…
Emek Sineması restorasyonu tamamlandı…
GTM amatör koroları faydalı mı, zararlı mı?..
Fotoğraftan “Ortak Kültürel Coğrafya Orkestrası“na…
Beş maddenin çağrıştırdıkları…
Müzikte ilk ve orta öğretim…
Öykünmeden intihale...
İyi ki Devlet Koroları var...
II. Kanun Sempozyumu ve Festivali ardından...
Divan Orkestrası...
Sokaktaki sevgisizlik...
Misafir sanatçılar için Muhalefet'ten kanun teklifi...
Panayot Abacı belgelediği dönemi kapattı…
Türk keman virtüözü Muhammed Yıldırır’ın Guinnes rekoru…
Müzik ile tedaviden heavy metalcilerin aklanmasına...
“Şarkı / Beste Yarışmaları“ sonuçlarının toplum yansımaları…
Bitlisli elektro gitar yapımcısından, İzmirli metal profil saplı bağlama yapımcısına...
Ali Rifat Çağatay, Şark Musiki Cemiyeti, Süreyya Paşa...
Seçim 2015'de partilerin müziğe yaklaşımı...
Geleneksel Türk müziğinde repertuar dersi nasıl olmalı?..
Yegane dostları okumayanlardır...
Şeyh El Ud, Suudi Arabistan’da…
Türk pop müziğini arabeskten sıyıran besteci: Kayahan...
Eski gazinolara özlemin konseri...
Geleneksel Türk müziği çalgılarınca oluşturulmuş çoksesli oda müziği kümeleri ve uluslararası sergileme bilinci...
Her ile değil, her ilçeye yarıprofesyonel korolar...
Musiki kelimesinin şapkacıları...
Müzik uğraşanlarını değerlendirme boyutu...
Ben pişirdim, sen ye!..
Kültürün ekonomiye katkısı…
“La” nasıl oldu “Neva” ?..
Müzik ağaçlarından filizlere çabalar…
Geleneksel Türk müziğinde 'Pruning' strategy ...
Devlet Korosu Şefinin Yaşamsal Anatomisi...
Nerde o “Hayal Gibi Ezgiler“...
Sempozyum dönüşü...
Eurovision'dan Turkvision'a değişen nedir?..
Bağlama satılan ilk TV reklamı...
Notayı konuşturamayanlar...
Cumhuriyet müzik tarihimizdeki dargınlıklardan güncel kesit...
Diğer Yazarlar

Sedef ve sedefkârlık üzerine…
Yeni bir "Müzik Tarihi Kitabı" vesilesiyle…
Nida Tüfekçi’nin Öğrencisi Olmak!..
Müzik piyasası!..
Koro sendromu…
Fazıl Say'ın müzikte dostluk tahayyülü ve yanılgıları… Gökmen Özmenteş
Müzikte batılılaşma travması “tedavi“ edilebildi mi?..
Müzikoloji ve Abdülkadir Meragi’nin hayaletleri...
SİPSİ [çalgısı] ve SİPSİ [sözcüğü] ÜZERİNE...
Günün Sözü
Müzikbilim uğraş alanın olacaksa belgeliğin olsun...
(Ayhan Sarı)

Yazarlar 
Röportajlar
Etnomüzikoloji Dergisi’nin 2. sayısının yayını üzerine Fırat Kutluk ile röportaj...
Ayhan Sarı: Dergiden önce Etnomüzikoloji Derneği’nin kuruluş öyküsüyle başlayalım mı? Fırat Kutluk: Etnomüzikoloji Derneği ...
»
»
»
Tarihte Bugün
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,51ms