Bugün - 10 Aralık 2018 Pazartesi
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.musikidergisi.com Logo
-
İstanbul 28°C
Yazar Detayları

Ayhan Sarı

Ayhan Sarı - Devlet Korosu Şefinin Yaşamsal Anatomisi...

Devlet Korosu Şefinin Yaşamsal Anatomisi...
Yazı Tarihi: 20 Aralık 2014 Cumartesi

Devlet Korosu Şefleri Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde geleneksel müziklerimiz üzerine kurulmuş Devlet korolarımızda müziğin ve sanatçıların başında sanat kuruluyla birlikte yer alan, müziğimiz alanında belki de en özverili şekilde görev yapan sanatçıdır.

Bu değerli sanatçılarımız geleneksel Türk müziklerimizin en başı konumundadırlar. Veya öyle olmaları gerektir!.. Taşra ve Büyükşehir Devlet Korosu şefleri olarak iki ana kategoriye mecburen bölünmüşlerdir. Taşraları biraz farklı görmek gerektir, çünkü taşrada yerel etkin politikacıların sanata duydukları üstün sevgi şu ana kadar kanıtlanamamıştır. Bu nedenle taşra korosu şefleri biraz daha dertlidirler...

Nasıl olmasınlar ki:

O kesimlerde genel görünüşleri “günde 2-3 saat hem eğlenen bu arada da prova yapan sanatçıları idare eden kişiler” olarak yansıtılmaktadır.

Bu şefler okumuşlardır, idealistdirler. Fakat hem okumuş hem de idealist olanları pek makbul değildir.

Yöneticilikten kaynaklanan işleri yüzünden kişisel sanatlarını geliştirmeye zaman ayıramazlar.

Kayıt, CD vs gibi geleceğe kalabilecek bir uygulama da yoktur. Dolayısıyla 5-10 yıl sonra benim diyebilecekleri bir sanat ürünleri olamaz. Çünkü her konser 300-400 kişi’nin dinlemesi dışında havaya uçan nağmelerdir. Geleceğe bir şey kalmaz…

Koro şefleri ve sanatçıları her ay ortalama olarak 1500$ gibi parayı hak ederler.

Bu maaş yerel insanlara çok görünür. Aslında normal memur, üniversite öğr.gör. maaşı göz önüne alındığında fazla gibi görünse de yaptıkları iş sanat değil de “müzik çalma, söyleme” olarak algılandığından kimilerinin gözü kalır.

Oysa bilmezler ki Devlet Korosu şefleri şeflik makamları için artı bir ücret almazlar.

Ortalama 10 yıllık bir sanatçının geldiği puan maaşına denktir aldıkları aylık ücret.

Ayrıca bu şeflerin ne bir makam arabası, ne resmi cep telefonları, ne de özel makam giderleri için ayrılmış ödenekleri vardır.

Devlet Korosu şefi olmalarından kaynaklanan giderler(ekstra yemek, cep tel, arabasının ekstra yakıtı vs) çıkarılıp bir hesap yapıldığında puanı en düşük sanatçının aldığı maaşla neredeyse eşdeğerdir bir Devlet korosu şefinin maaşı.

Bitmedi, bu durum daha işin maaş kısmı…

Her gün karşısına geçtiği sanatçının psikolojik ayarını da çok iyi yapmalıdırlar. Çünkü ufak bir (izin vermeme, bazılarının sipaliye çıkmalarına göz yummama vs) sanatçı psikolojisi ayarsızlığında; sanatçı söylüyor gibi sadece ağzını kıpırdatarak veya çalgısını çalıyor gibi yaparak küskün-verimsiz sanatçı tepkisi gösterebilir.

Koro şefi istediği kadar soruşturma açsın, sanatçıların birbirlerine her zaman destekleri vardır. Yani sonuçsuz bir savaş ilanıdır sanatçıya soruşturma açma girişimi.

Biraz daha ileriye giderse söz konusu birkaç sanatçı, arkalarına aile dostu veya kendilerine yakın sanatçı arkadaşlarını da alarak koro şefi aleyhinde imza toplayabilir, (bu imza toplama belgelerini başka bir yazımızda sunacağız) ve bunu medya dahil, gerekli yerlere ulaştırıverirler.

Müfettiş ne yapsın? “sen anlat, bu anlatsın vs.” E sanatçı da genelde aynı sınavda çalgı - ses çattığı arkadaşının aleyhinde olmama eğilimindedir.

Koro şefinin yaşaması olası problemlerinden biri de müdürle olan münasebetleridir.

Devlet Korolarında müdür, koronun organizasyon ve maaş vs idari işleriyle görevlidir. Tüm resmi yazışmalara koro müdürü bakar. Gelen yazılar müdüre gelir. İdari personel müdürün emrindedir. Ama koro şefinin yazılardan haberdar olmasını gerektirecek bir yasal düzenleme yoktur. Olay tamamen koro md. İle şefinin sözlü iştiareleriyle yürür.

Zaman zaman müdür koltuk protokol, mikrofon, ses düzeni, turnelerde otobüs, yer yeme içme vs işleri konusunda karşı etkinlik sahibi kurumun nakesliğinden dolayı problemler yaşar.

Konser verilecek mekanın uygun olup olmadığını müdür sağlaması gerekirken çoğu zaman etkinliği düzenleyen yerel kişilerle kültürel anlaşamama sonucunda bir takım yetersizlikler ortaya çıkar.

Seyircilerin çekirdek yemesinden sanatçıların çalgıcı muamelesi görmesine değin yerel anlamda karşılaşılan kültürel yetersizliklerdir bunlar.

Organizasyondan sanatçılar öyle kolay kolay mutlu olmaz. (Aslında haklı oldukları birçok yan vardır.) Konser verecek grubun şefi veya sorumlusunun “eğer yönetmelik kuşullarına uymuyorsa, konser vermeme yetkisi vardır” yetersiz görmesi durumunda konser iptal olabilir.

İşte bu veya başka konularda şefin yanıbaşındaki müdür odasına –yetersizlik yaşanması olasılığına karşı- resmi yazı yazması gerekmektedir ki bu hiç de etik değildir. Ama zorunludur. Kimse de bunu uygulamaz. Uygulayamaz.

Problem çıktığında yaşanan hissi tepkiler zamanla derin yaralara neden olmaktadır.

Devlet korosu yöneticisi ne olursa olsun durumu idare etmelidir. Bu sorunlar zamanla düzelecektir. Dolayısıyla zaman içinde öğrene-öğrene tecrübeler boğumunda yerleşecek kurumlaşma arayışlarında ideal uğruna kendini feda etmenin bir anlamı yoktur.

Burada Şef’e empoze edilen taktik şudur:

“Kol kırılsın, yen içinde kalsın veya tatsızlık çıkarmayın da ne yaparsanız yapın.”

Kurumsal sanatımızın oturuşmasında daha çok kol kırılacağı aşikardır.

Sonuçta olan yine şefe olur. Otoritesel kayıp muhakkaktır.

Müziğimizin geliştirilmesi konusundaki koro şefi sorumluluklarının birebir yaşanan konularını bir başka yazıya bırakıyor ve bütün yazdıklarımın ışığında tüm koro şeflerimize kolaylıklar diliyorum...

 
İletişim E-Posta: - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Müzikte batılılaşma travması “tedavi“ edilebildi mi?..
Türkiye'de Türk Müziği Orkestrası'nı yönetecek şef var mı?..
Topluluktan orkestraya...
Geleneksel Türk müziği tarihine ışık tutacak bu yazı ne zaman yazılmış?..
Para karşılığı akademik yayınlar skandalı…
III. Kuzey Kıbrıs Korolar Festivali’nin ardından...
Müziğin bilimini biraz fazla mı abarttık ne?..
Transistörlü radyodan internet radyosuna ve sonrası…
Müzikolojinin temeli “1. derece kaynak“ bilgileridir…
Tanbur çalgısını unutturanlar…
Toplumsal sorunlarımızı halletmeden temel müzikal sorunlarımızı çözemeyiz…
Türkiye’de Batı müziği olmasaydı, GTM kurumları olmazdı…
Müzik Üniversitesi’nden 2. Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne…
Çanakkale Korolar Festivali'nin ardından…
7’sinden 70’ine Türk müziği bütünlüğünde saplantılar/bölünmeler...
El yordamı müzikologları…
“Frankfurt Musikmesse - 2017“ izlenimleri…
Hobi koroları...
Çanakkale'de ateşe kalkmak…
Korolar Festivali'nde ilk kez Geleneksel Türk Müziği Koroları da sahne alacak…
Türkiye'de çalgı yapımcılığı mesleği üzerine...
Türkiye Koro Festivalleri tarihinde bir ilk: Çanakkale Korolar Festivali'ne GTM koroları da katılıyor…
“Geleneksel Müzik Konservatuarı“ üzerine yazmıştık…
Musiki Dergisi akademik teşvik kriterlerini karşılamamaktadır…
Düşen uçaktaki Kızılordu Korosu ve Koro Söyleme üzerine…
Plaklar, 20. yy. müziğinin tanıkları…
Osmanlı Muzika-yı Humayun ve Pakistan Cumhurbaşkanlığı Orkestrası…
Türk Musikisi Federasyonu'nun İstanbul'da toplanması üzerine...
GTM'de melek üçgeni…
Devlet Korosu Şefinin Yaşamsal Anatomisi…
Sanatta ücret iadesi…
Koro müziği yükselen değer...
Bravo Sayın Başkan…
Biri okunmuyor, birine yazı gelmiyor...
Devlet Kültür Paketi 2016 ve 2007 tarihli yazımız: “Her ilimize değil, her ilçemize yarı profesyonel koro“…
Geleneksel Türk müziğinde “Açı“ …
Orhan Gencebay ile TMDK'da söyleştik…
Müzik varsa müzik eleştirmeni de vardır...
Doğudan müzik ithaline beş kala...
Ayrıştırmak lazım…
Emek Sineması restorasyonu tamamlandı…
GTM amatör koroları faydalı mı, zararlı mı?..
Fotoğraftan “Ortak Kültürel Coğrafya Orkestrası“na…
Beş maddenin çağrıştırdıkları…
Müzikte ilk ve orta öğretim…
Öykünmeden intihale...
İyi ki Devlet Koroları var...
II. Kanun Sempozyumu ve Festivali ardından...
Divan Orkestrası...
Sokaktaki sevgisizlik...
Misafir sanatçılar için Muhalefet'ten kanun teklifi...
Panayot Abacı belgelediği dönemi kapattı…
Türk keman virtüözü Muhammed Yıldırır’ın Guinnes rekoru…
Müzik ile tedaviden heavy metalcilerin aklanmasına...
“Şarkı / Beste Yarışmaları“ sonuçlarının toplum yansımaları…
Bitlisli elektro gitar yapımcısından, İzmirli metal profil saplı bağlama yapımcısına...
Ali Rifat Çağatay, Şark Musiki Cemiyeti, Süreyya Paşa...
Seçim 2015'de partilerin müziğe yaklaşımı...
Geleneksel Türk müziğinde repertuar dersi nasıl olmalı?..
Yegane dostları okumayanlardır...
Şeyh El Ud, Suudi Arabistan’da…
Türk pop müziğini arabeskten sıyıran besteci: Kayahan...
Eski gazinolara özlemin konseri...
Geleneksel Türk müziği çalgılarınca oluşturulmuş çoksesli oda müziği kümeleri ve uluslararası sergileme bilinci...
Her ile değil, her ilçeye yarıprofesyonel korolar...
Musiki kelimesinin şapkacıları...
Müzik uğraşanlarını değerlendirme boyutu...
Ben pişirdim, sen ye!..
Kültürün ekonomiye katkısı…
“La” nasıl oldu “Neva” ?..
Müzik ağaçlarından filizlere çabalar…
Geleneksel Türk müziğinde 'Pruning' strategy ...
Devlet Korosu Şefinin Yaşamsal Anatomisi...
Nerde o “Hayal Gibi Ezgiler“...
Sempozyum dönüşü...
Eurovision'dan Turkvision'a değişen nedir?..
Bağlama satılan ilk TV reklamı...
Notayı konuşturamayanlar...
Cumhuriyet müzik tarihimizdeki dargınlıklardan güncel kesit...
Diğer Yazarlar

Sedef ve sedefkârlık üzerine…
Yeni bir "Müzik Tarihi Kitabı" vesilesiyle…
Nida Tüfekçi’nin Öğrencisi Olmak!..
Müzik piyasası!..
Koro sendromu…
Fazıl Say'ın müzikte dostluk tahayyülü ve yanılgıları… Gökmen Özmenteş
Müzikte batılılaşma travması “tedavi“ edilebildi mi?..
Müzikoloji ve Abdülkadir Meragi’nin hayaletleri...
SİPSİ [çalgısı] ve SİPSİ [sözcüğü] ÜZERİNE...
Günün Sözü
Einstein: Sanatınızda en çok hayran olduğum nokta ne biliyor musunuz?.. Evrensel oluşu. Bir kelime bile söylemiyorsunuz ama tüm dünya ne demek istediğinizi anlıyor… Chaplin: Doğru. Ama sizin şöhretiniz daha muazzam. Çünkü kimse ne dediğinizi anlamıyor ama yine de tüm dünya sizi hayran...
(Albert Einstein ile Charlie Chaplin diyaloğu)

Yazarlar 
Röportajlar
Etnomüzikoloji Dergisi’nin 2. sayısının yayını üzerine Fırat Kutluk ile röportaj...
Ayhan Sarı: Dergiden önce Etnomüzikoloji Derneği’nin kuruluş öyküsüyle başlayalım mı? Fırat Kutluk: Etnomüzikoloji Derneği ...
»
»
»
Tarihte Bugün
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,33ms