Bugün - 21 Haziran 2018 Perşembe
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.musikidergisi.com Logo
-
İstanbul 28°C
Yazar Detayları

Ayhan Sarı

Ayhan Sarı - Müzik ile tedaviden heavy metalcilerin aklanmasına...

Müzik ile tedaviden heavy metalcilerin aklanmasına...
Yazı Tarihi: 25 Haziran 2015 Perşembe

Müzikle tedaviyi daha çok tartıştığımız şu günlerde tıp dünyasından ilginç bir araştırmaya tanık olduk. Deneyi yapanlar müzisyen değil. Denekler ise metalciler ve genç kuşaktan. Sonuç ise rahatlama ve mutlu ruh hali...

Müzik ile tedavi hakkında çok eskilerden gelen yazılı söylentisel bilgiler olsa  da bilimsel olarak henüz çok yeni bir alan. 20.yy çalışmalarını Amerika'da 1947-49 yıllarında Thorpe Millard başlatmış. 1977'de ABD'de bilim dalı olarak kabul edilmiş. Bizim Sağlık Bakanlığı'nda çalışmalar başlangıç aşamasında. İstanbul ve Ankara'da sanat terapisiyle ilgili iki dernek var.

Geçtiğimiz günlerde (21-22 Mayıs 2015) İstanbul Medipol Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi'nde 22. İstanbul Türk Müziği Günleri kapsamında gerçekleştirilen "Uluslararası Sanat ve Sağlık Sempozyumu'na katılmıştık. Orada gerek kuramsal gerekse deneklere canlı icra dinletileri yapılan uygulamalar ile diğer sanat alanlarından ilgili bildiriler sunuldu. Görüldü ki müzik ile tedavi alanında işin daha çok başındayız. Bunu görmek bile önemli bir atılımdır. Bu nedenle sempozyum başarılı olmuştur. Sempozyumun mimarları Dekan Doç.Dr. Hanefi Özbek ve İstanbul Türk Müziği Günleri Genel Sanat Koordinatörü Yrd.Doç.Dr. Göktan Ay'a teşekkür ediyoruz.

Sempozyumda müzik ile tedavi konusunda en belirgin örneklerden birini İSMEK TSM Zümresi Başkanı İbrahim Karaoğlu -sözlü olarak- verdi. Kurslarına gelen göğüs kanseri hastası kursiyer günde beş sinir hapı içerken, müzik kursuyla geçen bir yılın sonucunda sinir haplarını bırakmış, doktoru sağlığının iyiye gittiğini söylemişti. Bu bilgilerin tıp alanı çalışmaları veri ve sonuçlarıyla tesbit edilip edilmediği konusunda açıklama yapılmadığını belirtmek istiyoruz.

Müzik ve tıp alanında (o zaman) Dokuz Eylül Üniversitesi GSF Müzikoloji Bölümü Başkanı şimdi Güzel Sanatlar Enst. Müdürü Prof.Dr. Fırat Kutluk önderliğinde özeti, MR (Manyetik Rezonans) aleti içinde müzik dinletilen deneklerin beynindeki değişimlerin gözlenmesi olan fMRI veya beynin sinir hücrelerine gönderilen elektriksel sinyaller olan EEG çalışması ve 1970'lerde Ege Üniversitesi Psikiyatri Bölümünde Dr. Bekir Grenebe ve diğer tek tük araştırmaların dışında elimizde sonuca götüren -tesbit edilmiş- somut, bilimsel veriler bulunmamaktadır.

Günümüzde müzik ve tedavi hakkında söylenen sözlerin çoğunluğunun ayağı yere basmayan cümleler olduğunu söylemek mümkündür. Çünkü eski tıbbi bilgiler,  diğer alan tarihi  bilgileri gibi eskidikçe değerlenmez. Aksine yenilendikçe eskisinin hükmü kalmaz. 

Yani teşhis ve tedavi sürecinde müzik ile tedavi verilerek tatbik edilmiş, tatbik sonucu başarısı tıbbi raporla belgelenmiş bir hastayı biz duymadık. Var diyenlerin somut tıbbi onaylı belgelerini bekliyoruz.

Edirne ve Amasya Dar-üş Şifa, Bergama Asklepion ve kimi bilimsel olmayan eski belgelerde aktarılmış, makamların tedavi edici özellikleri gibi tarihi bilgiler ve arkeolojik/tarihi yapılar kanıt gibi önümüzde durmaktaysa da buralarda elde edildiği öne sürülen sonuçların tatmin edici olmaktan uzak olduğu gözleniyor. Devlet Korosu Şefi olarak görev yaptığımız Edirne'de bulunan Dar-üş Şifa; ortasında bir şadırvanın olduğu büyük hol, kenarlarda hastalığa göre ayrılmış odalar, odaların önünden akan su oluğu ve dışarıdaki polikliniklerden meydana gelmektedir.

Konunun ilk akla gelen sorusu müziğin tedavide asıl mı, yoksa yardımcı öge mi olduğudur.

Ya da ağrı kesici... Müziğin karaciğeri ve böbrekleri yormayacağını biliyoruz.

Müziğin kullanılacağı hastalık alanlarının tesbiti -psikiyatri ve ağrıbilim dışında- yapılmamış.

İki branş çalışanları ön plana çıkıyor.

Tıp uzman doktorları ile yardımcıları müzik(o)terapistler veya ikisi bir arada müzisyen/uzman doktorlar...

Konu hakkında öncelikli temel başlıkları şöyle özetledik:

1- Tedavide hastanın aktif mi (icra ederek),  pasif mi (dinleyerek) katılacağı.

2- Rastlamsal yaratıcılıklara olanak sağlayan müzik aleti veya aracının tesbiti.

3- Müziğin hastalara öğretimi aşaması. Müziğe yabancılık çeken hastanın önce çekingen iken yabancılığının giderildiğinde uygulamaya/müziğe ilgisinin artması gibi.

4- Tıp asıl alan, müzik ise yardımcı.

5- Müzik ile tedavi süreci verilerini çözümleme tekniklerinin geliştirilmesi.

6- Somut biyolojik sonuçları destekleyecek bulgular, grafikler hazırlanması.

Yazımızı müzikterapi konusunda ilginç, bilimsel bir dergide yayınlanmış anekdotla bitirmek istiyoruz.

"Agresif müzik tam tersi sonuç verdi...

Avustralya, Brisbane'deki Queensland Üniversitesi'nde yapılan ve yayınlanan araştırma sonucunda agresif sözlere sahip ekstrem metal şarkılarının dinleyicilere huzur verdiği ve ruh hallerini iyi yönde etkilediği belirtiliyor.

Frontiers In Human Neuroscience adlı tıp dergisinde yayınlanan araştırma, yaşları 13-34 arası değişen Avustralya, İsveç, Endonezya, Güney Afrika, ABD ve Umman gibi ülkelerden 39 düzenli ekstrem metal dinleyicisinin üzerinde gerçekleştirildi.

Araştırmada Megadeth, Danzig, Five Finger Death Punch, In This Moment, Soulfly, Meshuggah, Slipknot ve Rage Against The Machine gibi grupları 10'ar dakika dinleyen deneklerin ruh halleri izlendi.

On dakika boyunca ruh hallerine göre kendi seçtikleri müzikleri dinleyen denekler 10 dakika boyunca da müziksiz bırakıldı.

Metal dinleyen deneklerin sonraki 10 dakikada ruh hallerinde iyileşme gözlendi.

Queensland Üniversitesi Araştırma Görevlisi Leah Sharman ve Psikoloji Doktoru Genevieve Dingle'ın yürüttüğü araştırmada deneklerden onlara stres veren işsizlik, maddiyat ve ilişkileriyle ilgili konuların düşünülmeleri istendi.

Sonra seçtikleri şarkıları dinlemeleriyle deney başladı.

Deneklerin beyin dalgaları ve kalp ritmleri izlendi.

Queensland Üniversitesi Araştırma Görevlisi Leah Sharman sonuçları genel olarak şöyle açıkladı:

'Sinirli deneklerin hangi şarkıları seçtikleri en ilgi çekici detaydı. Deneklere verilen şarkıların yarısı sinir ve agresyon temalıydı. Bazı denekler mutlu oldukları anda daha fazla mutlu olmak için mutlu ve keyif verici eğlenceli müzikleri seçti. Mutsuz ruh hali içinde olup da agresif sözlü sert metal şarkıları seçenlerin dinleme seansı bittikten sonra daha rahat, mutlu bir ruh haline geçtikleri gözlendi'.”

 

 
İletişim E-Posta: - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Müziğin bilimini biraz fazla mı abarttık ne?..
Transistörlü radyodan internet radyosuna ve sonrası…
Müzikolojinin temeli “1. derece kaynak“ bilgileridir…
Tanbur çalgısını unutturanlar…
Toplumsal sorunlarımızı halletmeden temel müzikal sorunlarımızı çözemeyiz…
Türkiye’de Batı müziği olmasaydı, GTM kurumları olmazdı…
Müzik Üniversitesi’nden 2. Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne…
Çanakkale Korolar Festivali'nin ardından…
7’sinden 70’ine Türk müziği bütünlüğünde saplantılar/bölünmeler...
El yordamı müzikologları…
“Frankfurt Musikmesse - 2017“ izlenimleri…
Hobi koroları...
Çanakkale'de ateşe kalkmak…
Korolar Festivali'nde ilk kez Geleneksel Türk Müziği Koroları da sahne alacak…
Türkiye'de çalgı yapımcılığı mesleği üzerine...
Türkiye Koro Festivalleri tarihinde bir ilk: Çanakkale Korolar Festivali'ne GTM koroları da katılıyor…
“Geleneksel Müzik Konservatuarı“ üzerine yazmıştık…
Musiki Dergisi akademik teşvik kriterlerini karşılamamaktadır…
Düşen uçaktaki Kızılordu Korosu ve Koro Söyleme üzerine…
Plaklar, 20. yy. müziğinin tanıkları…
Osmanlı Muzika-yı Humayun ve Pakistan Cumhurbaşkanlığı Orkestrası…
Türk Musikisi Federasyonu'nun İstanbul'da toplanması üzerine...
GTM'de melek üçgeni…
Devlet Korosu Şefinin Yaşamsal Anatomisi…
Sanatta ücret iadesi…
Koro müziği yükselen değer...
Bravo Sayın Başkan…
Biri okunmuyor, birine yazı gelmiyor...
Devlet Kültür Paketi 2016 ve 2007 tarihli yazımız: “Her ilimize değil, her ilçemize yarı profesyonel koro“…
Geleneksel Türk müziğinde “Açı“ …
Orhan Gencebay ile TMDK'da söyleştik…
Müzik varsa müzik eleştirmeni de vardır...
Doğudan müzik ithaline beş kala...
Ayrıştırmak lazım…
Emek Sineması restorasyonu tamamlandı…
GTM amatör koroları faydalı mı, zararlı mı?..
Fotoğraftan “Ortak Kültürel Coğrafya Orkestrası“na…
Beş maddenin çağrıştırdıkları…
Müzikte ilk ve orta öğretim…
Öykünmeden intihale...
İyi ki Devlet Koroları var...
II. Kanun Sempozyumu ve Festivali ardından...
Divan Orkestrası...
Sokaktaki sevgisizlik...
Misafir sanatçılar için Muhalefet'ten kanun teklifi...
Panayot Abacı belgelediği dönemi kapattı…
Türk keman virtüözü Muhammed Yıldırır’ın Guinnes rekoru…
Müzik ile tedaviden heavy metalcilerin aklanmasına...
“Şarkı / Beste Yarışmaları“ sonuçlarının toplum yansımaları…
Bitlisli elektro gitar yapımcısından, İzmirli metal profil saplı bağlama yapımcısına...
Ali Rifat Çağatay, Şark Musiki Cemiyeti, Süreyya Paşa...
Seçim 2015'de partilerin müziğe yaklaşımı...
Geleneksel Türk müziğinde repertuar dersi nasıl olmalı?..
Yegane dostları okumayanlardır...
Şeyh El Ud, Suudi Arabistan’da…
Türk pop müziğini arabeskten sıyıran besteci: Kayahan...
Eski gazinolara özlemin konseri...
Geleneksel Türk müziği çalgılarınca oluşturulmuş çoksesli oda müziği kümeleri ve uluslararası sergileme bilinci...
Her ile değil, her ilçeye yarıprofesyonel korolar...
Musiki kelimesinin şapkacıları...
Müzik uğraşanlarını değerlendirme boyutu...
Ben pişirdim, sen ye!..
Kültürün ekonomiye katkısı…
“La” nasıl oldu “Neva” ?..
Müzik ağaçlarından filizlere çabalar…
Geleneksel Türk müziğinde 'Pruning' strategy ...
Devlet Korosu Şefinin Yaşamsal Anatomisi...
Nerde o “Hayal Gibi Ezgiler“...
Sempozyum dönüşü...
Eurovision'dan Turkvision'a değişen nedir?..
Bağlama satılan ilk TV reklamı...
Notayı konuşturamayanlar...
Cumhuriyet müzik tarihimizdeki dargınlıklardan güncel kesit...
Diğer Yazarlar

Seyyal Saraç “Piyano Çalıyorum”kitabı üzerine…
“Üzeyir Hacıbeyli“ yâdıma düştü bugün...
İçimden geldi, yazmak istedim…
Koro sendromu…
Arif Sağ 2018 Röportajından seçmeler…
Müziğin bilimini biraz fazla mı abarttık ne?..
Nihat Doğu'nun Ardından...
Müzikoloji ve Neva Kâr’ın yıldönümü…
Zeki Müren’in, Şekip Memduh Bey’in "Gönlümle oturdum da" şarkısını okuyuşu üzerine...
Günün Sözü
Halk kaç türkümü biliyorsa, benim eser sayım odur...
(Neşet Ertaş)

Yazarlar 
Röportajlar
Frankfurt Musicmesse'de Hohner ve Stephan Wieland ile röportaj…
Frankfurt Müzik Fuarı'nda fabrikası Almanya Trossingen'de bulunan Hohner akordion ve ağız mızıkası  firmasının satış müdürü Stephan Wie...
»
»
»
Tarihte Bugün
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,28ms